TRENDING

Yazılım

Yazılım

Salı, Nisan 19, 2011

Samsung'un yeni amiral gemisi i9100 Galaxy S II'nin reklamı yayınlandı - Video

Güney Kore'nin teknoloji devlerinden Samsung'un Android 2.3 ''Gingerbread'' işletim sistemli amiral gemisi i9100 Galaxy S II'nin reklamı yayınlandı. Yayınlanan reklamda Galaxy S II'nin Super AMOLED Plus ekranının görüntüleri ne kadar canlı, gerçekçi yansıttığı ima edilmeye çalışılmış ve reklam küçük kızın telefonu akvaryuma atmasıyla son bulmuş. Elbette Samsung, akıllı telefonun suya dayanıklı şekilde tasarlanmadığının ve suyun zarar vereceğinin altını çizmiş.


Bu ay ana vatanındaki teknoloji severlerle buluşturulması planlanan Galaxy S II'nin teknik özelliklerini sizler için bir kez daha su yüzüne çıkaracak olursak, dört band GSM şebekesi ve HSPA+ (HSDPA: 21.1 Mbps, HSUPA: 5.76 Mbps) alt yapısı desteği, 1.2 GHz saat hızında çalışan çift çekirdekli işlemci, Mali-400 grafik birimi, 1 GB RAM, TouchWiz 4.0 arayüzü, 3.5 mm jack girişi, mesafe - jiroskop sensörü, 4.3-inç 480 x 800 piksel (WVGA) dokunmatik kapasitif Super AMOLED Plus ekran, 16 GB / 32 GB dahili flash bellek, microSD kart desteği, Wi-Fi 802.11n + DLNA, Bluetooth 3.0 + A2DP, GPS, 8 megapiksel çözünürlüğünde kamera, led flaş, otomatik odaklama, 1080p video kaydı, RDS'li FM radyo, NFC, MHL portu ve 1650 mAh batarya göze çarpıyor. Son olarak telefonun bu özellikleri sadece 8.5 mm'lik tasarımında barındırdığını belirtelim.

İşte o reklam;


DH

Yurt Dışından cep telefonu getirenler; Dikkat !

Son aylarda “112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4′lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı. iPhone 4′lerini daha ucuz olduğu için yurtdışından temin eden kullanıcıların ise IMEI numaraları tespit edilip BTK tarafından telefonları her an kapanabilir.

Son aylarda “112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4′lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, Türkiye genelinde 112 Acil Yardım hatlarına gelen çok sayıda cevapsız arama, yetkililerin dikkatine çekti. Bunun üzerine cep telefonlarından gelen esrarengiz çağrıların sırrını çözmeye çalışan uzmanlar, sıra dışı bir olayla karşılaştı.

Söz konusu cevapsız çağrıların iPhone 4 cep telefonlarının şifresini kırmak için yapıldığını belirleyen uzmanlar, olayla ilgili yetkili makamlara bilgi verdi.
Dünyada 24 Haziran 2010′da satışa çıkan, Türkiye’de geçen yılın Eylül ayında piyasaya çıkan iPhone 4′lerin şifresinin, Çinli “Gevey” adlı bir firmanın geliştirdiği donanımsal SIM çözümü aldatmacası ile çözüldüğü belirtildi.

Söz konusu yöntem sayesinde “acil arama modu” kullanılarak SIM kilidinin kırıldığı ortaya çıkarken, bu yolla ABD‘de 911, Türkiye’de ise 112 olan Acil Yardım hatlarının arandığı bilgisine ulaşıldı. SIM kart ile birlikte kart yuvasına yerleştirilen elektronik parça sayesinde, telefon yazılımı her çağrıyı “acil arama” olarak görürken, istenilen numara ile iletişime geçilmesini sağlıyor.

iPhone 4′ün “unlock” (cihazın şebeke kilidini açma) sistemini açan bu yöntem nedeniyle, telefon her kapanıp açıldığında yeniden aktif hale gelmesi için 112 hattının aranması gerekiyor.


“SIM ALDATICI” TÜRKİYE’DE DE SATIŞA SUNULDU

Yurt dışında 50 dolara satılan “Gevey Turbosim” adlı SIM aldatıcıların “yasa dışı” olarak Türkiye’de de satışa sunulduğu belirlendi.

Çoğunluğu kaçak olarak getirilen sistemin başta İstanbul olmak üzere bir çok kentte 90 dolar ile 100 dolar arasında satıldığı bildirildi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yasa dışı bu yöntem karşısında harekete geçerken, 112 hatlarını gereksiz yere meşgul edenlerin cezalandırılacağı bildirildi.
112 hatlarına yapılan tüm çağrılarda telefon numarasının tespit edildiğini ve bu tür gereksiz kullanımlar karşısında suç duyurusunda bulunulduğunu belirten yetkililer, hayati bir öneme sahip çağrı merkezlerinin meşgul edilmemesi uyarısında bulundu.


KAÇAK iPHONE’LARIN KULLANIM RİSKİ

Türkiye’de cep telefonu operatörleri tarafından satışa sunulan iPhone 4′ün kontratsız fiyatı 805 avrodan başlıyor. Kapasitesine göre fiyatı değişen telefonun Avrupa ve ABD ’deki satış fiyatı ise neredeyse Türkiye’dekinin yarısı kadar.

Bu nedenle kaçak olarak yurt dışından getirilen telefonların sorunsuz bir şekilde kullanılması için öncelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna kaydedilmesi gerekiyor. Yurt dışı seyahat eden herkesin 2 yılda bir cep telefonu kaydettirme hakkı var.

Pasaportu olmayanlar ise internetteki çeşitli forum sitelerinden telefon kaydettirme hakkını satışa çıkaranlar ile irtibat kurabiliyor. Yaklaşık 100 ile 150 lira arasında satılan bu haklar karşılığında telefonun kaydı yapılmış oluyor.

Daha sonra telefonun SIM kilidini kırmak için kullanılacak “Gevey Turbosim” almak zorunda kalanlar, bu sistem için de 150 lirayı gözden çıkarmak durumunda.
Ancak büyük risk taşıyan bu yönteme Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun müdahale etmesi durumunda IMEI numarası tespit edilen iPhone 4′lerin “bloke” edilmesi söz konusu.

İlginç doğum kontrol yöntemleri...

Şimdilerde doğum kontrol hapları, kondom gibi yöntemlerle doğum kontrolü yapılıyor.
Peki çok eskiden ne yapılıyordu? İlginç doğum kontrol yöntemleri...
 
1- Limon
Sitrik asit bilinen en etkili sperm öldürücü maddelerden biri. Antik halklar da bu maddenin etkisini biliyorlardı. Bu maddeyi en çok içeren meyvelerden olan limon bu açıdan etkili bir doğum kontroli.
İlk yahudi kabilelerinin limon sulu sünger yardımıyla doğum kontrolü yaptıkları biliniyor. Limonu doğum kontrolü olarak Casanova'nın da kullandığı en çok dile getirilen dedikodulardan biri.
2- Queen Anne's Lace
'Vahşi Havuç' olarak da bilinen Queen Anne's Lace bitkisinin tohumları yaklaşık 2000 yıl önce doğum kontrol yöntemi olarak kullanılıyordu.
8 saat boyunca etkili olması sebebiyle o dönemin en çok tercih edilen yöntemlerinden biriydi.
Sanalcadi.com - Antik çağdan 10 doğum kontrol metodu
3- Yarpuz bitkisi
Nanegillerden bir bitki olan yarpuz bitkisi antik Yunan ve Romalıların pişirip şaraplarına kattıkları bir bitki. Yunan ve Romalılar ayrıca bu bitkiden çay da yapıyorlardı.
4- Mavi Cohosh
Mavi Cohosh daha çok Kızılderililerin doğum kontrolü için kullandığı bir çeşit meyve. Rahim hareketliliğini kısıtlayan iki hormon içeren bu meyve günümüzde de bitkisel ilaçlarda kullanılıyor.
Orta yaşlı hamile kadınlar da hamileliklerinin son ayında bu bitkisel ilaçtan alarak riskleri azaltmayı amaçlıyor.
5- Dong Quai
Bir çeşit melek otu olan Dong Quai kadınların periyot düzensizliklerini gideren özelliğe sahip.
Ayrıca doğum kontröl yöntemi olarak da kullanılıyor. Ancak Avrupa ve Amerikan melek otlarında aynı özellik bulunmuyor.
6-Sedef çiçeği
İkinci yüzyılda yaşamış Yunan jinekolog Soranus'un favori bitkisi sedef çiçeği o yüzyılın yaygın doğum kontrol bitkilerinden biri.
Kan basıncını düşürücü özelliğe sahip bitki çay şeklinde de tüketilebiliyor.
7- Pamuk
Millattan önce 1550'de eski bir tıp elyazmasında akasya bal yün ve pamuk karışımının doğum kontrolünde etkili olduğu yazıyordu.
Daha sonra pamuğun doğum kontrolünde etkili olduğu akasyanın ise laktik asit ürettiği keşfedildi. Amerikan tarihinde kölelik dönemlerinde de pamuğun kullanılması tarihe kaydedildi.
8- Papaya
Şifali bitkilerin coğrafyası Güneydoğu Asya'da yetişen Papaya meyvesi hamilelikten kaçınmak için kullanıldı. Meyvenin çekirdekleri doğal doğum kontrol yöntemi gibi çalışıyor.
Erkeğin günde 1 papaya çekirdeği yemesi sperm sayısını orta vadede sıfıra çekebiliyor.
9- Silphium
Rezine ailesinden bir bitki olan Silphium Libya'da yetişen antik dönemlerde dönemin ekonomisinin vazgeçilmez bir bitkisi.
Yemeklerde kullanıldığı kadar bitkisel ilaçlarda da kullanılan bitkinin bir aya kadar doğum kontrolü etkisi var. Ayrıca erken doğumlarda tedbir olarak da kullanılıyor.
10- Cıva
Asurlulardan Mısırlara kadar birçok ilk çağ medeniyetinde cıvanın tıbbi faydasına inanılıyordu. Birçok ilkel ilaçta cıva maddesi bulunuyordu. Hatta Antik Çin tarihinde kadınlara hamile kalmaması için cıva içilmesi bile tavsiye edilmiş. Ancak günümüzde cıvanın son derece zehirli ve zararlı etkisi olduğu biliniyor.

Face Off Max Basit Fotomontaj Programı

Face Of Max Herkesin kolayca kullanabileceği basit fotomontaj programı bu program ile kendi fotoğraflarınız dan bir dergi kapağı yada çok tanınmış ünlü isimlerin fotoğraflarında kendi yüzünü gösterebilirsiniz örnek petek dinçöz ün bir fotoğrafı veya tarkanın bir fotoğrafı yanında kişiye ait yüzü kendi yüzünüz ile basit ama profesyonel görünümde değiştirebilirsiniz yani arkadaşlarınızı kıskandırmak için süper bir program ayrıca programın bir diğer özelliği program üzerinden sosyal ağlarınıza ( facebook – twitter – Email – yada bloglarınıza kolayca fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz  

Program dili İngilizcedir Programı İndirme Linkleri  DOWNLOAD

Windows 7 Hızlandırma Yolları ve Programları

Bu yazımızda sizlerle Windows 7 hızlandırma yolları ve programlarını tanıtacağız. Bir çok kişi Windows 7 nin hızından memnun değil. Tabi hızından memnun olmayanlardan biride benim ve şu an XP kullanmaktayım. Peki neden Windows 7 daha yavaş gibi duruyor?

Bunun cevabı çok basit: donanımlarımızdan kaynaklanıyor. Şu an en hızlı işletim sistemi Windows 7 dir ancak bu donanımınız yetiyor ise geçerlidir. Siz 4GB RAM, 4çekirdekli bir bilgisayarda en çok Windows 7 den verim alırsınız ancak Windows 7 nin Sistem Gereksinimleri arasaında 1GB RAM var. Şöyle bir durum varki Windows 7 CPU yu fazla kasmazken sistem belleği yani RAM i adeta sömürüyor. Şu an benim XP imde böyle bir sorun yok çünkü XP, Windows 7 kadar çok hizmet taşımıyor (Zaten bence gerek yok...). Bizde bu yazımızda Windows 7 nin sistem performasını düşüren bazı gereksiz hizmetleri kapatacağız.

Windows 7 Hızlandırma Yolları 1

Bu yoldaki programımızın ismi Ccleaner. Bu program sistemi optimize etmekten çok bilgisayarınızdaki gereksiz dosyaları siler ve gereksiz dosya silmede bence en başarılı program.

Windows 7 Hızlandırma Yolları 2

Buradaki programımızın adı: Advantec System Care. Bence bilgisayarı hızlandırmadaki en etkili program. İçerisinde birçok araç ile sisteminizi optimize ederek bilgisayarınızdan eskisine göre daha fazla performans almanızı sağlar.  

Advantec System Care için:

Download Advanced SystemCare 3.7.3 Full 

Öğrencilere Bedava Ipad 2 Verilecek

Amerika’da anasınıfı öğretiminde kullanılacak. Maine eyaletine bağlu Auburn kenti okullarının komitesinin aldığı kararla 200 bin dolar değerindeki toplam 285 iPad 2 ana sınıfı öğrencilerine dağıtılacak. iPad 2 Türkiye’de daha resmi olarak satışa çıkmadı, Amerika’da ise tüm stoklar tükendiği için satın almak isteyenler de beklemek zorunda. Ancak Auburn’lü çocukların bazıları Mayıs ayından itibaren iPad2’lerine kavuşacaklar.

Görme Engelli veya Az Görenler İçin Teknolojiler

Görme engelli veya görme problemi olan bireyler hayatta birçok zorlukla karşılaşırlar. Çeşitli teknoloji araçlar bu zorlukların üstesinden gelinmesi için bireylere yardımcı olması için tasarlanmıştır. Özellikle okul hayatında zorlanan görme problemi olan veya görme engeli olan bireyler bu teknolojilerden yeterince faydalandırılmalıdır. Sizlere Görme engelli veya görme problemi olan bireyler için tasarlanmış çeşitli teknolojileri tanıtmat istiyorum.

Altınokta Klavyeli Braille Monitörler

Sektörün lideri Freedom Scientific firmasının Focus Modelleri  görmeyenlere yeni bir ufuk açmıştır. Benzeri bulunmayan bu modellerde iki özellik birden bulmak mümkündür. Altınokta klavyesi ile hem Windows komutları verilebilir ve hem de yine bu klavyeyi kullanarak yazı yazmak mümkün. Bunun yanında Kabartma ekranı sayesinde de görmeyenler bilgisayarda bulunan her türlü yazıyı kabartma olarak elleriyle okuyabilirler.
Görmeyenler için  vazgeçilmez bir ürün konumunda bulunan Focus Bilgisayar ekranındaki yazıları Braille alfabe olarak kullanıcıya gösterir ve görmeyen eliyle dokunarak okur.  Bunun yanında üzerinde bulunan Altınokta Klavyesi ile Windows komutlarını verebilirken aynı zamanda da klavye olarak yazılarını yazabilir. Son teknoloji ürünüdür. Sistem, ekran okuma programıyla uyumlu olarak çalışarak, sesle dinlenen yazıların aynı anda kabartma olarak elinin altından geçmesini sağlar.
Bu cihaz sayesinde görmeyenler bilgisayar ve buna bağlı işlerinde bilgi kaçağı olmaksızın tam donanımlı olurlar. Yine bu cihaz sayesinde görmeyenler hem duyarak hem de dokunarak bilgiye ulaşırlar ki bu da özellikle yazılışlarıyla okunuşları farklı olan yabancı sitelerde dikte sorunu yaşamamaları için oldukça önemlidir.
USB ile direk bilgisayara bağlanır.   40 karakterli ve 80 karakterli olmak üzere Focus Pro 40  ve Focus  Pro 80 olarak iki ürün mevcuttur.
Voice Stick
 Görme engelliler için hazırlanan cihaz taranan kitabı veya herhangi bir yazılı materyali direk sese çevirerek rahtalıkla dinlenebilmesine olanak sağlıyor.
Topaz Modelleri
 16 adımda 78  kata kadar büyütme yapabilen ve 25 farklı renk tonu imkanı veren bu cihaz az görenler teknolojisi alanında gelişmeye örnek olmuştur. CCTV az görenlere kitap gazete gibi basılı dökümanları  okumalarını, bulmaca çözebilmesini, çek vb. gibi yazılı işleri yapabilmesini, resim vb. gibi hobilerini yapabilmesini kendi görme kabiliyetine uygun olarak ayarlayarak yapabilmesini sağlar. Cihazda  taban siyah yazı beyaz gibi çok farklı kontrast ayarları mevcuttur. Opsiyonel olarak kamera ve bilgisayar bağlantısı yapılabilmektedir. Kamera ile uzak görüntüyü getirebilir.
Opal Elde Taşınabilir Büyüteç
 Elde taşınabilen bu cihazda çok değişik renk tonları, kontrast ayarları ve büyütme seçenekleri mevcuttur.Elde taşınabilen bu cihazı TV’ye bağladığınızda görüntüyü TV üstünden de alabilirsiniz.

Eyvah Google Video'da Kapanıyor

Google, Google Video servisini sonunda kapatmaya karar verdi ve geçtiğimiz cuma akşamı kullanıcılarına konuyla ilgili bir mail gönderdi. 29 Nisan’dan itibaren Google Video’daki videoların izlenemeyeceğini fakat 13 Mayıs tarihine kadar kullanıcıların videolarını indirebileceklerini söyledi. irçok Google Video kullanıcısı eğer isterse, videolarını Google’ın bir diğer video servisi olan YouTube’a taşıyabilecekler. Her ne kadar Google, YouTube’u satın aldıktan sonra Google Video’nun kapanması beklenen bir hareket olsa da, yine de bu duruma şaşırdık. Bir zamanlar YouTube’un en büyük rakibi olarak gösterilen Google Video, şimdi YouTube’un kanatları altında yaşamaya devam edecek.

İşi Olmayana Yeni İş Kapısı (Oyun Karakteri Geliştirme)

Lineage, Metin2 ve World of Warcraft tarzı uluslararası oynanan online oyunlarda karakter alım satımı çok fazla artmış durumda.  Çin ve Vietnam’da 100 bine yakın kişi, Batı ülkelerindeki oyunculara satmak üzere tam mesaiyle RPG karakteri geliştiriyor. Bu iş tam olarak bir iş kapısı olmaya başladı. Dünya Bankası raporuna  göre RPG karakter pazarı şimdiden 3 milyar dolar barajını aşmış durumda. Bu meblağın yüzde 75′i ise uzakdoğulu karakter geliştiriciler tarafından sağlanıyor. Rapor, bu servisleri destekleyerek gelir düzeyi düşük ülkelerdeki kalkınmayı hızlandırmanın mümkün olduğunu savunuyor. Rapora göre bu tür büyük katılımlı çevrim içi oyunlardaki oyuncuların yüzde 35′i karakter ya da ekipman satın almak için gerçek para kullanıyor. Bu büyük talebin karşılanması için de, fakir Asya ülkelerinde bu oyunları ‘iş’ olarak gören ve karakter geliştirmeye mesai harcayan kişiler devreye giriyor. Kazanılan paralar ise gayet ciddi boyutta. Zira bazı karakterlere 5,700 euro’ya ulaşan miktarlar ödenebiliyor.

Saniyeler içinde şarkı, dakikalar içinde film indirmek mümkün.

Saniyeler içinde şarkı, dakikalar içinde film indirmek mümkün.

Türkiye, İnternet Haftası’nı 2011 yılında 6,7 milyon ADSL kullanıcısı, VDSL2 teknolojisi ve 50 Mbps ve 100 Mbps’ye kadar çıkan hızlarla kutluyor. Son 5 yıl içinde maksimum bağlantı hızını 2 Mbps’den 100 Mbps’ye çıkaran Türk Telekom, 1,5 milyon olan ADSL hattı sayısını 6,7 milyona ulaştırmayı başardı.
Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom, İnternet Haftası nedeniyle Türkiye’nin internet dönüşümünde hangi noktada olduğuna ilişkin çarpıcı rakamlar açıkladı. 2005 yılından bu yana sürdürdüğü yatırımları ile Türkiye’nin internet dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, bugün sayıları 6,7 milyonu bulan ADSL kullanıcısının ihtiyaçlarını, hızı 100 Mbps’yi bulan çok sayıda internet paketi seçeneğiyle karşılıyor.

100 Mbps ile yarım saniyede şarkı, bir dakikada film indiriyoruz
Son 5 yıl içinde maksimum bağlantı hızında 50 kat artış sağlayan Türk Telekom’un 2011 yılında ulaştığı 100 Mbps bağlantı hızı, 2005 yılında maksimum ADSL bağlantı sadece 2 Mbps idi. ADSL’de 16 Mbps’ye kadar hızları sağlayan Türk Telekom, VDSL2 teknolojisiyle 50 Mbps ve 100 Mbps’ye kadar hız paketleri sunuyor. 2005 yılında 2 Mbps ile bir şarkı 18 saniyede, bir film ise 53 dakika 40 saniyede indirilebilirken bugün 100 Mbps ile bu süreler şarkı için 0,4 saniye ve film için ise 1 dakika 4 saniyeye düşmüş durumda.1

Ortalama data kullanımı son iki yılda yüzde 139 arttı
İnternette yüksek hız ve kapasite ile geniş bant hizmetleri doğrultusunda kişi başına data kullanımı da Ocak 2009 – 2011 dönemleri arasında yüzde 139 oranında artarak 15,41 Gb’yi ulaşmış bulunuyor. Bu rakamlar artan hızlar ile kullanıcıların interneti daha fazla kullandığını gösteriyor.

Yurtdışı çıkış hızı 20 katına çıktı
Türk Telekom son 5 yılda gerçekleştirdiği yatırımlarla yurtdışı çıkış hızını 20 kat artırarak 30 Gbps’ten 590 Gbps’e çıkardı, kırsal alandaki 10.270 santrali dijitale dönüştürdü. Sahip olduğu fiber optik kablo ağını büyüterek 133 bin km’ye ulaştı. Türk Telekom’un sağladığı, Türkiye’nin en büyük, en güçlü IP altyapısı ile yüksek hızlı internet, IPTV, Web TV ve video gibi geniş bant hizmetlerini sunmak mümkün hale geldi.

Pazartesi, Nisan 18, 2011

ABD'deki Kasırga 45 Can Aldı

Kasırga ve bir dizi hortum, perşembeden bu yana 45 kişinin ölümüne ve önemli oranda maddi hasara yol açtı.

ABD'nin güneyini etkileyen kasırga ve bir dizi hortum, perşembeden bu yana 45 kişinin ölümüne ve önemli oranda maddi hasara yol açtı.

Ülkenin güneyindeki Oklahoma, Texas ve Kansas eyaletlerinde perşembe günü oluşan, sonra doğuya yönelerek Atlantik kıyısına ulaşan kasırganın doğurduğu hortumlar, altı eyalette 45 kişinin ölümüne neden oldu.

Yetkililer 23 kişinin öldüğü ve 80 kişinin hastaneye kaldırıldığı Kuzey Carolina'nın, afetten en çok etkilenen eyalet olduğunu belirttiler ve bu eyalette olağanüstü hal ilan ettiler. 1984'ten beri en şiddetli hortum yıkımının olduğu eyalette, 84 binden fazla kişi elektriksiz kaldı.

AA

F.Bahçe Ülker Arena yükseliyor

Yapımına 2009’un Mart ayında başlanan ve Eylül 2011’de açılışının yapılması planlanan Ataşehir’deki ’Fenerbahçe Spor Kulübü Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Arena’; Aziz Yıldırım, Yöneticiler, Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı oyuncu, antrenör ve idarecileri ile Ülker Grubu yöneticilerinin katıldığı bir basın gezisiyle, kamuoyuna tanıtıldı

Kadınların Libidosu Ne Zaman Artıyor?

Amerikan Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü'nün araştırmasında kadınların doğurgan oldukları dönemde, yüzde 24 oranında daha fazla ilişki kurduğu görüldü.

Normalde bir kadın hangi gün hamilelik şansının en yüksek olduğunu tam bilemez. Ama araştırmamız, kadınların en çok bugünlerde cinsel ilişkiye meyilli olduğunu gösterdi. Ama bunun ardındaki biyolojik nedenler hakkında çok az şey biliyoruz.

Birinci ihtimal yumurtlama öncesindeki beş gün ve yumurtlamanın gerçekleştiği gün boyunca kadınların libidosunun da yükselmesi. Diğer ihtimal, kadınların bu hassas dönemde daha fazla feremon (karşı tarafta cinsel istek yaratan özel kokular) üretmesi ya da tüm bu tahminlerin aksine, daha sık cinsel ilişkiye girmenin yumurtlama sürecini de hızlandırması.

Araştırmadan çıkan bir başka sonuç da, kadınların ortalama iki haftada iki kez, yani günde 0.29 kez cinsel ilişki kurması. En doğurgan altı gün boyunca ise bu oran günde 0.34'e yükseliyor.

Kış Kilolarını Atmanın Yolu

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Dekanı ve Spor Fizyolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel, diğer mevsimlere göre daha hareketsiz geçen ve kilo alımının daha fazla olduğu kış aylarının ardından bir çok kişinin fazla kilolarından kurtulmak istediğini söyledi.   
     
Daha kalın giyinildiği için fazla kiloların kış mevsiminde aşırı rahatsızlık vermediğini belirten Gökbel, ancak baharla birlikte daha ince kıyafetlerin giyilmeye başlanmasıyla fiziksel görünümüne dikkat eden kadınlar başta olmak üzere bir çok kişinin bu kilolardan kurtulmak için çeşitli yollara başvurduğunu bildirdi.   
     
Prof. Dr. Gökbel, fazla kilolardan kurtulmanın sağlık açısından çeşitli yararları olduğunu dile getirerek, kilo vermenin usulüne uygun, sağlığı tehlikeye atmadan yapılmasının ve verilen kiloların yeniden alınmamasının önemli olduğunu vurguladı.

Sık sık kilo alıp vermenin metabolizmada ciddi zararlara yol açtığını anlatan Gökbel, ilkbahar aylarında verilen kiloların kış aylarında yeniden alınmaması için de düzenli beslenme ve egzersizin yapılması gerektiğine dikkati çekti.
      
HAFTADA BİR KİLODAN FAZLA VERMEYİN         Spor Fizyolojisi Uzmanı Gökbel, kilo vermenin uygun bir şekilde yapılması gerektiğini anlatarak, şunları kaydetti:       

''Önerimiz haftada bir kilodan fazla verilmemesi. Haftada bir kilodan fazla verilmesi durumunda yağ dokusuna ek olarak, kas, karaciğer ve diğer organların dokularında da kütle kaybı söz konusu olabilir. Enerji alımının aşırı düşürülmesi kilo kayıplarını da artırır. Yaşam kalitesini düşürecek bu durum ilerleyen yaşlarda, çabuk yorulma, kemik erimesi ve kırılması gibi rahatsızlıklara yol açabilir. İskelet kasları önemli miktarda enerji harcadığı için kişinin kas kütlesinin az olması verilen kiloların daha sonra kolayca almasına ve ilerleyen yaşlarda gündelik aktivitelerini yaparken çok yorulmasına yol açacaktır.''        

Bu durumun bir miktar fazla kilosu olanlar için geçerli olduğunu dile getiren Gökbel, aşırı kilolular için çeşitli tıbbi tedavilerin gerekebileceğini söyledi.
        
YÜRÜYÜŞ ÖNERİSİProf. Dr. Hakkı Gökbel, bir kilo yağ dokusunun fazladan 7 bin kilo kalorilik enerji alımıyla oluştuğunu belirterek, ''Tam tersine 7 bin kaloriden fazla enerji harcanması durumunda, vücuttan bir kilo yağ kaybediliyor. Bu değerler sağlık mensuplarının yardımlarıyla hesaplanabilir. Çok kaba olarak şunu önerebiliriz; kalp hastalığı olmayan, kronik rahatsızlığı bulunmayan ve çok yaşlı olmayan sağlıklı bir kişi, günlük 45 dakika veya 1 saat hızlıca yürür, aldığı enerji miktarını azaltır ve vücut ağırlığını tartarak gözlerse uygun bir şekilde kilo verebilir'' dedi.      

Vücut ağırlığının ölçülmesinin de son derece önemli olduğunu vurgulayan Gökbel, tercihen her sabah aynı saatte, herhangi bir şey yemeden, mümkün olduğu kadar az giysiyle, ayakkabısız tartılmak gerektiğini belirtti.        

Gökbel, bu şekilde doğru ölçüm yapılıp, vücut ağırlığının düzenli kontrol edildiğinde meydana gelen değişikliklerin de doğru gözlemlenebileceğini sözlerine ekledi.

Saçlar İçin Doğal Mucize !

Güzelliğin sırlarından biri olarak kabul edilen ada çayı ile saçlarınızı onarabilir, tazeleyebilir ve size sağlığınızı kazandırabilir.

Çeşitli hastalıkları tedavi ve önlemede ciddi
bir yardımcı olan ada çayının farklı uygulamalarla birlikte saçlar için de mucizevi etkilerinin olduğu ortaya çıktı.

Güzelliğin sırlarından biri
olarak kabul edilen ada çayı ile saçlarınızı onarabilir, tazeleyebilir ve size sağlığınızı kazandırabilir.

Ada çayı ve toknik: Su ile, papatya, ada çayı ve mersin yaprağının karıştırılarak hazırlandığı karışımı
kısa bir süre kaynatın. Sonra demlemeye bırakın. İçindeki yaprakları çıkarın. Duşlarınızdan sonra saç diplerinize masaj ile birlikte uygulayın.

Ada çayı ve buharlı uygulama: Dağ kekiği, ıhlamur, adaçayı ve lavanta bitkilerini kaynatarak elde edeceğiniz karışımı buhar banyosu sırasında cildinize uygulayın. Cildinizin temizlendiğini ve gerginleştiğini göreceksiniz.

Saçlarınız mat veya kirli görünümlü ise aşağıda belirtilen uygulamalar sizin için faydalı olacaktır.

* Yumurta sarısı ve
zeytin yağımı karıştırarak, masaj eşliğinde saçınıza uyugulayın. 10 dakika bekleyin. Yıkayıp durulayın.

* Banyonuzun ardından, saçlarınızı yıkadıktan sonra
limon suyu ve sirke ile sasçlarınıza masaj uygulayın. Sonra saçlarınızı durulayın. Saç kremi uygulayın ve tekrar yıkayın.

Böylece yıkanırken arındıramadığınız tüm kirlerden saçınızın arındığını göreceksiniz.
Bir sonraki uygulamanız için iki hafta
ara verin.

YouTube’dan zorunlu telif hakkı dersi!

YouTube’dan zorunlu telif hakkı dersi!
YouTube’da ceza dönemi: Bakın dev site, kullanıcılarına ceza olarak hangi videoyu izlettirecek…
YouTube, kullanıcılarını telif hakları ihlali konusunda eğitmeye başlıyor. Buna göre telif hakkı uyarısı alan kullanıcılar, bir videoyu seyretmek zorunda olacaklar.
‘YouTube Copyright School’ adındaki 4,5 dakikalık videoda, Happy Tree Friends video serilerindeki karakterler yer alıyor. Videoda telif hakkı yasasından ve YouTube’un yeni telif hakkı ihlali politikasından bahsediliyor.
Yakın bir zamandan itibaren telif hakkı ihlali uyarısı alan kullanıcıların bu videoyu seyretmesi zorunlu bir hale gelecek. Siteye yeni bir video yüklemek için ise YouTube’un oluşturduğu kısa testi çözmek gerekecek. Tüm bunların yanında iyi bir geçmişe sahip olan YouTube kullanıcıları, videoyu seyrederek kayıtlarından ‘uyarıyı silme’ seçeneğine sahip olacaklar. Öncesinde telif hakkı ihlallerini hesabınızdan kaldırmak mümkün değildi.
YouTube, telif hakkını ihlal edenleri böyle eğitiyor! Videomuzda seyredin!

Ülkemizde internet üzerine çarpıcı rakamlar…

Türkiye’de 14 milyon erkek, haberi ve futbolu internet’ten takip ediyor. İşte Türkiye’de internet kullanımıyla ilgili çarpıcı rakamlar…
IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması, ülkemizde erkeklerin yoğun Internet kullanımı konusundaki ayrıntıları ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de 13.8 milyon erkek, Internet’i daha çok haber okumak ve futbol yorumlarını takip etmek için kullanıyor.
IAB (Interactive Advertising Bureau) Türkiye Internet Ölçümleme Araştırması, Nisan raporu çarpıcı verileri ortaya koydu.
Ülkemizde Internet kullanan erkeklerin yaş dağılımı şöyle;
· 12-24 yaş grubu: % 40
· 25-34 yaş arası: % 30
· 35-44 yaş arası: % 17
· 45-54 yaş arası: % 9
· 55+ yaş grubu: %4
Internet kullanan erkeklerin yüzde 40’ı eğitimli
Araştırma verilerine göre, Türkiye’deki Internet kullanıcılarının yüzde 57’sini oluşturan erkekler, yüzde 69 oranında her gün ya da haftada birkaç kez Internet’te vakit geçiriyorlar. Bu kitlenin yüzde 38’i, 25 yaş üstü olup, hane alışverişinden sorumlu bulunuyor. Kitlenin yüzde 77’si ABC1 SES grubunda yer alıyor, 4 milyonunun arabası var, yüzde 40’ı lise ve üstü diplomaya sahip.
Yüzde 10’u özel sektör çalışanı olan Internet kullanıcısı erkeklerin yüzde 56’sı evden, yüzde 20’si ise işten Internet’e bağlanıyor.
Online erkekler Internet’te sosyalleşmeye çalışıyor
Araştırma sonuçlarına göre, zamandan kazanmak isteyen erkekler, zamanı iyi değerlendirmek adına anlık yaşıyor ve arkadaşlarıyla sosyal medya yoluyla haberleşmeyi tercih ediyor.
13.8 milyon erkeğin yüzde 60’ının sosyal medyayı arkadaşlarıyla haberleşmek için kullandığı, yüzde 36’sının da kendilerine zaman kazandıracak fikirler edinmek üzere blog ve forumlara yöneldiği görülüyor. Internet’i sosyal medya yoluyla arkadaşlarıyla haberleşmek için kullanan erkeklerin, yüzde 59’u çalışan, yüzde 26’sı öğrenci, yüzde 15’i çalışmayan olmak üzere dağılım gösteriyor.
Erkeklerin yüzde 44’ü gazeteyi ve haberleri Internet’ten okurken, yüzde 31’i Internet’ten oyun oynuyor, yüzde 43’ü ise dizi ve video izliyor.
12-24 yaş arasındaki genç erkekler, bu kitlede yüzde 40’lık bir ağırlığa sahipler. Araştırma sonuçlarına göre, online alışveriş ve sosyal paylaşım ağları bu erkeklerin dikkatini çekmek için iyi bir yöntem. Yakın bir gelecekte, mecra tüketim alışkanlıkları hızla değişen 12-24 yaş grubundaki erkeklere ulaşmanın tek yolu Internet olacak.
Türkiye’deki Internet kullanıcılarının yüzde 43’ünü oluşturan kadınlar ise, yüzde 69 oranında her gün ya da haftada birkaç kez Internet’te vakit geçiriyor. Yüzde 47’si ABC1 SES grubunda yer alıyor, yüzde 54’ü lise ve üstü diplomaya sahip. Kadınların yüzde 18’i ise, özel sektör ya da kamu sektörü çalışanı.
Kadınlar, erkeklere oranla Internet sitelerinde ortalama 2,5 dakika daha fazla zaman geçiriyor. Yüzde 38’i gazeteyi ve haberleri Internet’ten okurken, yüzde 29’u Internet’ten dizi ve video izliyor. 18-24 yaş arasındaki genç kadınlar, bu kitlede yüzde 29 ağırlığa sahip. Bu kitle yakın gelecekte kendi yaşlarındaki erkek kullanıcıları, online zamanda da, online alışverişte de geçecek.

Dev gibi bir tablet PC geliyor!

“Tablet PC’ler küçük olur” inanışını unutun! İşte dünyanın en büyük tablet bilgisayarı…

9 inçlik ya da 10 inçlik tabletlerin büyük ve taşınabilir olduğunu düşünmüyorsanız sizi bir de Lenovo’nun 23 inçlik tabletiyle tanıştıralım. Bir tablet için oldukça büyük olan bu ürün, yarı taşınabilir amaçlarla tasarlanıyor.
Lenovo pazarlama yetkilisi William Kai tablet için şunları söylüyor; “23 inçlik tabletler için bir potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Pil ömrünü ve ağırlık konusunu çözmemiz gerekiyor. Tabii ki tam olarak taşınabilir amaçlarla yapılmıyor. Ama evde odadan odaya tam bir klavyeyle beraber ya da televizyon olarak taşıyabilecek veya sehpanın üzerine koyup ailecek oyun oynayabileceksiniz. Umarız bu yıl sonunda piyasada olacak.”
Masaüstü PC’nizde de monitör olarak kullanabileceğiniz 23 inçlik tabletin fikri kulağa ilginç geliyor. Pil ve ağırlık sorunu çözülebilirse bu yılın sonunda bizi neler bekliyor hep beraber göreceğiz.

Kibirli Sırık Fasulye Tarifi



Çiftçi amcanın fasulye tarlasındaki fideler güneşle birlikte gitgide daha da güzelleşmeye, boyları atmaya, yaprakları büyümeye başlamış. Tatlı fasulyeler büyürken bir yandan sürekli şarkılar söyler, oyunlar oynar diğer yandan da konuşup büyümenin ne demek olduğunu, insan dostlarına nasıl faydalı olacaklarını düşünürlermiş.

Böyle güle oynaya, konuşa konuşa mutlulukla günler geçerken fasulyeler iyiden iyiye boy atmaya gittikçe güzelleşmeye başlamışlar. Yalnız içlerinden bir tanesi daha da fazla uzayıp hepsine tepeden bakar olmuş. Diğerleri onun neden daha çok uzadığını merak ededursun, o bu durumla böbürlenip herkesi küçümsemeye, onları hor görerek “ben hepinizden daha uzunum, daha mükemmelim, insan dostlarım beni daha çok sevdikleri için daha iyi bakıyorlar” diyerek diğer arkadaşlarını üzmeye başlamış. Fasulyelere bakmaya gelen çiftçi amcaları en uzun fasulyeye daha uzun bir sırık getirerek onu sırığa iyice sarmış. Uzun olduğu için daha güzel olduğunu düşünüp kurumundan yanından geçilmeyen fasulyenin arkadaşları, onu da oyunlarına katıp her zamanki gibi eğlenmek isteseler de o bir kenara çekilip onlara tepeden bakmaya devam edermiş.

Gecelerden bir gece hava iyiden iyiye kararınca çok sert bir rüzgar çıkmış. Rüzgar fırtınaya çevrilmiş ve uğuldayan rüzgar önüne ne bulduysa katarak götürmeye başlamış. Sebze bahçesindeki bütün sebzeler gibi bizim fasulyeler de birbirlerine sokulup korkarak fırtınanın dinmesini beklemişler. Sırık fasulye korkudan ölse de kendine yediremediği için onlara katılmamış ve uzakta kalarak tir tir titremeye başlamış. Birazdan onun sarıldığı sırık “çat” diye kırılmış ve rüzgarla birlikte uçup gitmiş. Uzun fasulye de yerlerde sürüklenmeye fasulyelerini ve yapraklarını dökmeye başlamış. Bir yandan da bağırıp ağlıyormuş. Haline acıyan arkadaşları bir zamanlar oyun oynadıkları, yakın arkadaş oldukları fasulyeyi hemen aralarına alarak korumuşlar, ona destek olarak sabaha kadar fırtınadan hep birlikte korunmuşlar. Sabah fırtına dinince ancak gelebilen çiftçi amca birbirine kenetlenerek fırtınayı atlatmış olan fasulyeleri hayretler içerisinde izlemiş ve hepsini teker teker düzeltmiş, sularını vermiş.
Çiftçi amcanın güneşe yaydığı çok şey görüp geçirmiş olan kuru fasulyelerin en yaşlısı, birbirine sarılarak fırtınayı atlatan fasulyelere "aferin" diyerek, onları kutlamış. Sonra da sırık fasulye, boncuk, şeker fasulye, barbunya fasulyesi gibi fasulye çeşitleri olduğunu, hepsinin fasulye olduğunu yani birbirlerinden sadece görünüş olarak farklı olduklarını, hiçbirinin diğerinden üstün olmadığını ve birbirlerine destek olarak her şeyi atlatabileceklerini anlatmış.

Mutlulukla kuru fasulyeyi dinleyen minik fasulyeler, ışıldayarak ortalığı aydınlığa, neşeye boğan güneşle birlikte her şeyi unutarak ve birbirlerini çok severek büyümeye devam etmişler.

Kıymalı Taze Fasulye

Malzemeler

• ½ kg taze fasulye
• 200-300 gr civarında kıyma
• 1 yemek kaşığı domates salçası
• ½ yemek kaşığı biber salçası
• 1 havuç
• 2 sarımsak
• 1 büyükçe soğan
• 3 çorba kaşığı sıvıyağ

Sıvıyağda hafif kavrulmuş kıyma, ortadan ikiye bölünerek enlemesine ufak ufak kesilen havuçla birlikte biraz çevrilir. Daha sonra küp küp kesilen soğan ve sarımsak eklenir. Hepsi iyice kavrulur. Salçalar eklenir. Bir iki kez daha çevrilir. Yıkanıp, ayıklanan taze fasulyeler eklenir. Su konulmadan beş dakika kadar pişirilir. Sonra üzerine örtecek kadar su konulur. Fasulyeler yumuşayınca ocaktan alınır. İstenirse maydanozla süslenebilir.

Not: Etli sebzelerin hemen hemen hepsinin yapılışı aynı olduğu için bu tarifi koysam mı diye tereddüt ettim. Sonra da burası benim yemek günlüğüm olduğuna göre yaptığım ve tarifi olmayan yemekleri koymalıyım diye düşünerek bu tarifi de ekledim.

Alinazik Tarifi

Malzemeler:

  • 5-6 adet patlıcan (yaklaşık 1 kg)
  • 300 gr iri kıyma veya yaprak şeklinde ufak doğranmış kuzu eti
  • 1 su bardağı süzme yoğurt
  • 2 diş sarımsak
  • 2-3 kaşık tereyağı
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kırmızı toz biber

Hazırlanışı:
Patlıcanlar, fırında veya ocakta közlenip kabukları soyulur. Yıkanır, süzgece alınıp suyu süzdürülür. Sonra ince ince kıyılır. Derin bir tavaya konur, ocağa alınır. Biraz tuz atılır, önce yağsız, sonra tereyağının yarısı koyularak 3-5 dakika sotelenir. Diğer yandan doğranan etler başka bir tavaya koyulur ve ocağın üstüne alınır. Et bir miktar suyunu çekince kalan tereyağı ilave edilerek sotelenir. Fazla kurutmadan ocaktan alınır. Arzu edilirse küçük bir domates rendesi ilave edilip bir miktar daha pişirilebilir. Karabiber ve kırmızıbiber eklenir.
Diğer taraftan sotelenen patlıcanlar, soğumuşsa biraz ısıtılır, ezilmiş sarımsaklı yoğurtla karıştırılır uygun bir tabağa boşaltılır. Üzerine sotelenen etler yayılır.

Afiyet olsun.

İyi bir evlat yetiştirmenin sırrı namaz ve helalde gizli

Araştırmacı yazar Ümit Şimşek ve eşi Meryem Hanım, evlerinin kapılarını Zaman'a açtı.

34 yıllık evli ve iki çocuk sahibi çift, çocuklarını yetiştirirken nelere dikkat ettiklerini anlattı. Şimşek çiftine göre iyi bir evlat yetiştirmenin sırrı çocuğa namaz ve helal-haram kavramlarını öğretmekte gizli. Çeşitli gazete ve dergilerde editörlük, başyazarlık, genel yayın yönetmenliği yapan, aynı zamanda din ilimleri üzerine eserleri bulunan, Risale-i Nur üzerine çalışmalar yapan Ümit Şimşek, bir tanıdık vesilesiyle Meryem Hanım'la tanışır. 4 ay gibi kısa bir süre içerisinde de evlenirler.

Tuba ve Tarık adlı iki evlada sahip çift, onları yetiştirirken birtakım değerleri kendilerine düstur edinir. Ümit Şimşek'e göre çocuğa helal ve haram kavramının iyi bir şekilde öğretilmesi durumunda toplumda herhangi bir sorun kalmaz. Esas mesele, bu değeri öğretmektir, diğerleri ise teferruattır. Çift, bu kavramları lisan-ı halleri ile çocuklara gösterir, aynı zamanda izah etmeye çalışır. Şimşek çiftinin çocuk yetiştirirken dikkat ettiği diğer bir husus ise namazı öğretmek olmuş. Dinin direği namazı Tuba ve Tarık çok küçük yaşlarda öğrenir. 10 yaşlarından itibaren de düzenli olarak namazı eda ederler.

Şimşek çifti "Bir saat tefekkür, bin sene nafile ibadetten daha hayırlıdır." hadisinden yola çıkarak çocuklara tefekkürü aşılamış. Ümit Bey, çocuklarıyla birlikte olduğu her an, bir bitki veya hayvandan yola çıkarak onlara Allah'ın sıfatlarını anlatır, kâinat dersi verir.

Mercedes'in A-sınıfı konsept otomobili ile tanışın!

Mercedes yeni A-sınıfı konsept otomobili, görenleri gerçek anlamda büyülemek için hazır...

Mercedes, merakla beklenen yeni A-Sınıfı lüks otomobil konsepti ile bir kez daha bizleri büyülemeye hazır. Yeni nesil A-Sınıfı otomobilin yapılışında rüzgardan, dalgalardan ve havacılıktan esintiler alındığını, Mercedes üstüne basarak belirtiyor.






Otomobilin tasarımındaki keskin hatlar, otomobilin derinlerindeki ovallikleri ve kıvrımları daha çok ortaya çıkartıyor. İç kısım ise tabii ki bir Mercedes otomobilden beklenilecek türden, 4 silindirli 210 beygir gücüne sahip turbo motor A-sınıfı Mercedes'i güçlendiren önemli özelliklerden.

Hac kayıtları 25 Nisan'da elektronik ortam da başlıyor.

Hac kayıtları 25 Nisan'da başlıyor. Müftülüklerde kurulan hac masalarında yapılan kayıtlar, bu yıl ilk kez elektronik ortama taşındı.

Yeni kayıt yaptıracaklar ya da kayıt yeniletmek isteyenler, kayıt tarihine yakın bir tarihte Diyanet İşleri Başkanlığının internet sitesinde açılan sayfadan kayıt yapabilecekler.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş, hac kayıtlarının 25 Nisan-6 Mayıs tarihleri arasında yapılacağını bildirdi. Bu sene hac kayıtlarında yeni bir uygulama başlattıklarını anlatan Keleş, özellikle yaşlı kimselerin müftülüklerde kayıt yaptırmak için sıra bekleme sıkıntısına son vermek amacıyla elektronik ortamda da kayıt alınabileceğini belirtti. Konuyla ilgili bilgisayar programının hazırlandığını, deneme çalışmalarının ardından www.diyanet.gov.tr adresinden kayıtların alınabileceğini söyleyen Keleş, kayıt yaptıracak hacı adaylarının elektronik ortamda nasıl başvuru yapabileceklerinin de ilan edileceğini ifade etti.

Geçmiş yıllardan hac için başvuru yapan 710 bin kişi bulunduğunu kaydeden Keleş, ''Bu kadar kişinin hepsi müftülüklere taşınsın istemiyoruz. İnsanlar için çok zor olabiliyor buralara gitmek. Bu program sayesinde TC Kimlik numaralarıyla girecekler, güncellemeleri gereken bilgiler varsa bunları güncelleyerek kayıt yenileyecekler. Yeni kayıt yaptıracaklar da anlaştığımız bankalara 15 liralık kayıt bedelini yatırdıktan sonra elektronik ortamdan kayıt yapabilecekler. Ama 'ben illa müftülükte kayıt yaptırmak istiyorum'' diyenler için de müftülüklerdeki kayıt masaları açık olacak'' diye konuştu.
Keleş, 25 Nisan'da başlayacak kayıtların 6 Mayıs'a kadar devam edeceğini bildirdi.

HER YIL KAYIT YAPTIRANLARIN ŞANSI DAHA FAZLA OLACAK

Hac organizasyonunda 2 yıl önce yaptıkları düzenlemeyle katsayılı kura sistemine geçtiklerini böylece birikmiş kontenjanların biraz olsun eritilebildiğini ifade eden Keleş, hacca en eski 2007 yılında kayıt yaptıranlar bulunduğunu dile getirdi.

2007 yılında başvuran hacıların 2 yıl daha gidememeleri halinde kura çekimine katılmadan hacca götürüleceğini belirten Keleş, 2007 yılından itibaren her yıl hacca kayıt yaptıranların isimlerinin 25 kez kurada yer alacağını söyledi. Keleş, 2008 yılından beri kayıt yaptıranların 16, 2009 yılından beri kayıt yaptıranların 9, 2010 ve bu yıl da kayıt yaptıranların 4 kez isimlerinin çıkma ihtimali bulunduğunu belirtti. Keleş, bu yıl ilke kez kayıt yaptıracakların isimlerinin kurada bir defa yer alacağını vurguladı.
Bu uygulamanın Bakanlıklar Arası Hac ve Umre Kurulu'na da taşınacağını dile getiren Keleş, kayıtlarda isimlerin birden fazla yer alması için hacı adaylarının her yıl başvurmuş olma şartı aradıklarına dikkat çekti. Keleş, kayıtlara ara verenlerin ''ben 7 yıl önce bir kere kayıt olmuştum'' gibi bir şey söyleme şansı olmadığını, üst üste kesintisiz kayıt yaptırma şartı aradıklarını söyledi.
Bu seneki başvurularla kayıtların bir milyona ulaşabileceğini ifade eden Keleş, 2 yıldır uygulanan katsayılı kura sistemiyle birikimlerin önemli bir bölümünün eritildiğini belirtti. Keleş, geçen yıl hacca gidenlerin yüzde 58'inin 2007'de, yüzde 22'sinin 2008'de, yüzde 13'ünün de 2009'de başvuranlardan oluştuğunu ifade ederek, bu sistemin daha adaletli olduğunu vurguladı.

-KADIN HACI ADAYLARI İÇİN KADIN DİN GÖREVLİSİ-

Hacı adaylarının yarısından fazlasının kadın olduğunu hatırlatan Keleş, bu yılki umre organizasyonlarında başlattıkları ''her kafileye bir kadın din görevlisi'' uygulamasını hacda da sürdürmeyi planladıklarını bildirdi.

Umreye giden kadınların yanlarından kendilerine yardım edecek din görevlisi bulunmasından çok memnun kaldıklarını aktardıklarını anlatan Keleş, kadınların erkeklerle konuşamadıkları konuları kadın din görevlilerine daha kolay sorabildiklerini, bu nedenle her kafilede bir kadın din görevlisi bulundurulması uygulamasının hacda da devam edeceğini kaydetti.

Keleş, ayrıca bu yıl da 2 yıl önce başlatılan, hacıların hurma ve hediyelik eşyalarının PTT'nin Kargo hizmeti tarafından evlerine kadar getirilmesi hizmetinin devam edeceğini söyledi.

-''TÜRKİYE EN FAZLA MÜSTAKİL ODADA HACI İKAMET ETTİREN ÜLKE
KONUMUNDA''-


Türkiye'nin nüfusuna oranda binde bir oranında kontenjanı olduğunu hatırlatan Keleş, bu yıl da 74 bin hacı adayının kutsal topraklara götürülebileceğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in, ek kontenjanlar konusununda Suudi Arabistan yetkilileriyle görüştüğünü, ancak yetkililerden henüz konuyla ilgili bir sonuç gelmediğini dile getiren Keleş, ek kontenjan verildiği takdirde kurada çıkmayanların tekrar kuraya dahil edilerek hacca gönderilmesini sağlayacaklarını anlattı.

Hem şirketler hem de Diyanet'in organizasyonla hacı adaylarını kutsal topraklara götürdüğünü belirten Keleş, hacı adaylarının yüzde 60'ını Diyanet'in götürdüğünü söyledi. Keleş, ''Diyanet'in hac organizasyonu dünyada takdir edilen, en önde gelen organizasyonlardan birisi. Ülkemizin maddi refahına paralel olarak hacılarımız artık müstakil odalarda ikamet ediyor. Geçmişte hacı adaylarının çoğu 8-9 kişilik odalarda kalıyordu. Şimdi yüzde 80'in üzerinde hacı adayımız içinde banyosu, tuvaleti olan müstakil odalarda kalıyorlar. Türkiye en fazla müstakil odada hacı iskan eden ülke konumunda. Bu da ülkemiz açısından onur verici bir şey'' diye konuştu.

Hac fiyatlarının Bakanlıklar Arası Hac ve Umre Kurulu tarafından belirlendiğini belirten Keleş, henüz bu konuda bir bilgilendirme yapılmadığını söyledi. Ancak Keleş, bu yıl Mekke'deki yıkımlar dolayısıyla ev fiyatlarında artış olduğunu, ister istemez bu artışların hac fiyatlarına da yansıyacağını sözlerine ekledi.

İlk yerli trenimiz 19 Nisan'da raylarla buluşuyor

İlk yerli dizel tren seti, Türkiye Vagon Sanayi AŞ. tarafından üretildi. Tren seti düzenlenecek şaşalı törenle raya indirilecek.

İlk yerli dizel tren seti, Türkiye Vagon Sanayi AŞ. (TÜVASAŞ) tarafından üretildi. Tren seti düzenlenecek törenle raya indirilecek.

TÜVASAŞ'dan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de ilk yerli dizel tren setinin TÜVASAŞ tesislerinde üretildiği bildirildi. Üretimi yapılan tren setinin 19 Nisan Salı günü düzenlenecek törenle raya indirileceği kaydedildi. ''Raya İndirme Töreni''ne Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım, TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ve TÜVASAŞ Genel Müdürü İbrahim Ertiryaki'nin katılacağı belirtildi.


Cihan

Öfkemizi nasıl kontrol edebiliriz?

Öfkelendiğimizde mantıksızca hareket etme, kendimizi ve sevdiklerimizi tehlikeye atma ihtimalimiz artıyor. Öfke insanı kontrol altına aldığında ise sonucu pişmanlık olan davranışlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle öfkemizi kontrol altına almak için egzersiz yapmalı, sinirlendiğimizde ses, vücut dili ve sözlerimize daha dikkat etmeliyiz.

Öfke, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız bir duygudur ve farklı şekillerde kendini gösterir. Öfkenin otomatik verilen bir tepki olduğu ve kontrol edilemeyeceği bilgisi doğru değildir. Araştırmalar öfkenin düşüncelerimizin bir sonucu olduğunu ve yine kendi düşüncelerimiz tarafından kontrol altına alınabileceğini göstermiştir. Diğer bir deyişle, öfkenin şeklini ve sürecini "kendimiz" tayin ediyoruz.

Öfkenin üç temel öğesi vardır: Kişisel değerlerimiz, temel ihtiyaçlarımız ve inançlarımızı kontrol altına alma isteğimiz. Bu öğeler aslında bize şunu gösteriyor: Öfkenin temel nedeni kendimizi koruma isteğimizdir. Nitekim kişisel sınırlarımızın ihlal edildiği hissini yaşadığımız anda öfkeye de davetiye çıkarmış oluruz. Dolayısıyla öfkenin ne anlama geldiğini kavramaya çalışmamız ve öfkelenmeye başladığımız anı fark etmemiz öfkeyi kontrol etmede ilk adımı oluşturur.

Öfkenin aşırı derecede yıkım ve mutsuzluğa yol açmasına bakacak olursak şunları söyleyebiliriz: Öfke sizi kontrol altına aldıktan sonra öfkeyi durdurmak zordur; çünkü öfkelendiğinizde mantıklı düşünme yetisini kaybedersiniz. Yani sakin olduğunuz vakit öfkenizle ilgili kendinize söylediğiniz her şeyi sinirlendiğinizde duymazlıktan gelmeye başlarsınız. Sinirlenen bir arkadaşınızı sakinleştirmenin aslında ne kadar da zor bir şey olduğunu düşünün. "Öfkelenmene değmez, karşı taraf sana bir an patlayıverdi, boş ver sen, sakin ol." gibi önerileri düşünürsek sizce bu öneriler söylendiği esnada işlev görüyorlar mı? Genelde pek fazla ise yaramazlar. İşte değinilmesi gereken nokta da budur. Birçok kişi öfkelendiğinde mantıksızca davranmaya başlar, nasihat istemez ve sonradan hayıflanacağı şeyler yapabilir. Nitekim öfkeli insanların kendilerini ve sevdiklerini de tehlikeye atma ihtimalleri oldukça yükselir.

ÖFKE İLE NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?


Öfke kontrolü, öfkeyi yaşamaktan, ifade etmekten kaçınarak içe atmak ve bastırmak değildir; durumu çok yönlü ve gerçekçi algılamaya çalışarak en doğru tepkiyi verebilmektir.

Öfkeyi tetikleyen fizyolojik hisler de dahil olmak üzere duygu ve düşüncelerinizi tanımayı öğrenin. Öfke kontrol altına alınabilir. "Neye, neden kızıyoruz?" sorusunu kendimize sormamız ve cevabını mantıklı olarak analiz etmemiz gerekir.

Olumsuz durumunuzu pekiştiren negatif düşünce örüntülerini değerlendirmeyi öğrenin. Öfkenin altında yatan nedeni düşünmek, çözümü de beraberinde getirebilir. Böylece öfkeyle vakit kaybedileceğine, çözüme odaklanılır.

İletişim becerileri üzerinde çalışın. Öfkeyi biriktirmeden uygun biçimde ifade edebilmek olumlu sonuçlar doğurur. Bu amaçla empati kurmayı öğrenin ve yaşananların diğerlerinin bakış açısından nasıl göründüğünü anlamaya çalışın.

Öfke ve kızgınlık yerine seçenekler üretebileceğiniz problem çözme becerileriniz üzerinde çalışın.

Uygulama yapın. Bu beceriler uygulamayla doğal davranışınız haline gelecektir.

ÖFKE ANINDA NE YAPMALI?


Bir adım geri gidin ve derin bir nefes alın. Karşınızdaki kişi ile iletişime geçtikçe yavaş yavaş derin nefesler almaya devam edin. Ses seviyenizi kontrol edin. Ses tonu nuz yumuşak olsun.

Konuşma hızınızı kontrol edin. Yavaşça konuşun ve dediklerinizin anlaşıldığından emin olun.

Göz kontağı kurun. Vücut dilinizi kontrol edin. Tehdit edici konuşmamaya dikkat edin ve iletişime açık olduğunuzu gösterin. Rahat bir duruş sergileyin.

Cevap vermeden önce karşınızdakinin ne söylemek istediğini düşünün. Böylece o kişinin de ihtiyaçları olduğunu fark etmiş olursunuz. "Ne söylemek istediğini anlıyorum", "Ne hissettiğinle ilgili içtenliğin için sağ ol" gibi cümleler bu süreçte işe yarayabilir.

Belki, eğer, bana göre gibi kelimeler kullanın. Nitekim kesinlik içermeyen bu kelimeler karşınızdakinin savunmaya geçmesini engelleyerek iletişim sürecini geliştirecektir.

Ben mesajları verin. Ne hissettiğinizi ve neye ihtiyacınız olduğunu karşınızdakiyle paylaşın.

Mesajları tekrar edin ve açıklayın.

"Bana göre senin söylemeye çalıştığın şey...", "Bana durumu bir kez daha izah etmen mümkün mü?"

Şimdiye yani probleme neden olan duruma odaklanın.

İşte stilini konuşturmak isteyen Erkekler için 10 giyim tüyosu! - Foto

İşte stilini konuşturmak, fazla kilolarını gizlemek ve modayı da es geçmek istemeyen erkekler için giyim tüyoları:

Gömlekte düğmeli yakayı tercih edin, vücudunuzu çok sarsın. Rahat kalıp olsun büyük baskılı, desenli gömlekler size olmaz. Düz renk ince çizgili, tek cepli gömlekler tam size göre.
Kolları kısa olan gömlekler yerine biritlle kıvrılmış gömlekler daha genç ve dinamik gösterir.
Hafta sonları koyu mavi ve siyah boru paça jeanleri tercih edin. Kesimi ne düşük ne de yüksek bel olsun, normal kesim sizi fit gösterir.
Klasik koton pantolonlar tam size göredir. Kiloluyum diye bol kesimleri almayın, fit kesim pantolonları giyin, inanın siz de farkı göreceksiniz. Lacivert, siyah, camel, haki gibi ana ve koyu renkleri tercih edin.
Pantolonun paça boyu çok önemli. Paçalar ne çok kısa ne de çok uzun olup yığılma yapmamalı, ayakkabı tabanından 1-2 cm yukarıda bitmeli.
 Keten bir blazer ve tril tiril koton gömlekler yazın tam size göre.
 
 V yakalı trikolar sizi daha ince ve şık gösterir, koyu ve düz renkler tercihiniz olsun
T-shirtlerde Polo yaka ve düğmeli yakalı tshirtlerin sade ve göbeğinizi sarmamasına dikkat edin. Ön kısmında küçük desen olabilir. Dümdüz bir renk vücudu sardığında sizi daha göbekli gösterebilir. Bir de asla enine çizgili giymeyin. Enine çizgili kıyafetler sizi şişman gösterir.
Aksesuarda, ayakkabıda, şapka ve gözlükte orta boy büyüklükte olanları tercih edin, ne çok büyük ne de çok küçük aksesuar kullanmamaya özen gösterin. Şort giyecekseniz dikkat edin, dizinizin altına inmesin, çok kısa da olmasın. Diz hizasında olabilir, belki biraz üstünde.
Blazer ceketinize poşet mendil kullanabilirsiniz. Size klas bir hava verir. İçine spor bir gömlekle hem gün içerisinde son derece şık durur hem de stil sahibi olursunuz.

75 bin doları ver, işine uçarak git

İlk olarak 1965 yılında James Bond filminde Sean Connery’yi göklere çıkaran sırt çantası şeklindeki kişisel jet hayali gerçek oldu.

“Martin Jetpack” adı verilen jet motoru 40 yıllık çalışmanın sonucunda ortaya çıktı. Gleen Martin tarafından geliştirilen “Jet adam”ın deneme sürüşü başarıyla gerçekleştirilerek lisans almaya hak kazandı. 7 dakikalık test sürüşünde alet 33 metre yüksekliğe ve saatte 100 kilometre hıza oluşatı. Bir kaç ay içinde piyasaya çıkacak olan Martin Jetpack, 125 kilogram ağırlında. 200 beygirlik 2 litrelik motora sahip olan alet, 2 litrelik yakıtla yarım saat havada kalabiliyor. Satış fiyatı 75 bin dolar olan karbon fiber alaşımlı Martin Jetpack için şimdiye kadar 2 bin 500 sipariş aldığını belirten Gleen Martin, “Genellikle kısa bir eğitimden sonra işe uçarak gitmek isteyen milyarder işadamları ilgi gösteriyor. Turistik tesisler de eğlence amaclı satın almak istiyor” dedi.

ÖZELLiKLERİ

* Ölçüler: 2X2X2 metre
* Azami hız: 100 Km
* Menzil: 50 KM
* Azami irtifa: 50 m

* Yakıt kapasitesi: 20 litre
* Güç: 200 beygir
* Ağırlık: 125 Kg
* Yük kapasitesi: 175 kg
* Fiyatı: 75 bin dolar

ProBook U12: Notebook kadar güçlü, netbook kadar hafif!

Probook'un yeni notebook'u, anneler günü için düşünebileceğiniz ideal hediyelerden. İşte özellikleri

Yılın en özel günlerinden biri olan Anneler Günü'nde, annelerine özel ve kullanışlı hediyeyi arayanların seçimi bu yıl ProBook U12 dizüstü bilgisayar olacak. Bir dizüstü bilgisayarda olması gereken ideal performansa sahip olan ProBook U12, bir netbook kadar hafif olmasıyla dikkatleri çekiyor.

Probook U12, 12.1 inçlik ekranı ve üstün görüntü kalitesi ile bilgisayar kullanmayı bir keyif haline getirirken, 1.3 kilogram ağırlığı ile de rahat taşınabiliyor. ProBook U12 dizüstü bilgisayarlar prestij bordo ve gece mavisi renk alternatifleri ile annelerin beğenisine sunuluyor.

Ürünün öne çıkan teknik özelliklerinden bazıları:

- AMD Athlon Neo MV40 işlemci
- Microsoft® Windows 7 Starter TR
- 12.1" 1366x768 LCD TFT ekran üstün görüntü kalitesi
- 512 MB ATI Radeon X1270 Grafik
- 2 GB bellek, 250 GB SATA disk
- Kablosuz LAN, Bluetooth ve mini-PCI kartı
- 2 USB 2.0 bağlantı noktası
- 1.3 MP Web cam
- 1.3 kg. ağırlık

PROBOOK Notebook U12'ler 399$ KDV fiyat ile Media Markt mağazalarında satılıyor.

Basın bülteninden derlenmiştir.

Nohutlu patates çorbası tarifi

4 kişilik Nohutlu patates çorbası malzemeleri

5 patates

Yarım su bardağı pilavlık bulgur

1.5 çay bardağı haşlanmış nohut

1 soğan

3 çorba kaşığı margarin

1 çorba kaşığı domates salçası

1 çorba kaşığı nane

5 su bardağı su

Tuz

Nohutlu patates çorbası hazırlanışı

Patatesleri iyice yıkayıp yumuşayıncaya kadar haşlayın. Kabuklarını soyup çatalla ezerek püre haline getirin.
Margarini tencerede eritin. Soğanları kıyıp pembeleştirin. Bulgur ve 5 bardak suyu ekleyip 20 dakika kadar pişirin.
Salçayı biraz çorba suyu ile ezin. Patates püresi, haşlanmış nohut, salça ve tuzu çorbaya ilave edip karıştırın. 6-7 dakika daha pişirin, nane serpip ateşten alın. 5-6 dakika dinlendirdikten sonra sıcak olarak servis yapın.

Şefin Yorumu :

SOĞAN DOĞRARKEN...
Soğan doğrarken gözlerinizin yaşarmasını önlemek için musluğu açıp akan suyun altında soyun ya da soğanı bir süre kaynar suyun içinde bekletip doğrayın.

Nohutlu patates çorbası artık hazır, afiyet olsun.

TEM otoyolunda emniyet şeridinde lastik değiştirirken araba çarptı - Video

Ümraniye TEM otoyolunda emniyet şeridinde bir firmaya ait otobüsün lastiğini değiştiren sürücü, muavin ve bir yolcuya aşırı süratli olduğu iddia edilen otomobil çarptı. Kazada otobüsün muavini hayatını kaybederken diğer 2 kişi yaralandı. Kazaya karışan otomobil sürücüsü olay yerinden kaçtı.


Kaza saat 07.00 sıralarında TEM Otoyolu Edirne istikameti Ümraniye mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre İrfan Demir'in kullandığı Giresun-İstanbul seferini yapan Yeşil Görele Turizm'e ait 34 VY 2914 plakalı otobüsün TEM otoyolunda seyrettiği sırada lastiği patladı. Sürücü Demir otobüsü emniyet şeridine park ederek lastik değiştirmek için hazırlık yapmaya başladı. Bu sırada yolcu Ahmet Dede (55) ve otobüsün muavini Engin Gülşen (31), otobüsün şoförü ile birlikte patlayan lastiği çıkarmak için çalışmaya başladı. Tam bu sırada emniyet şeridinden gelen ve çok süratli olduğu iddia edilen bir otomobil, kontrolünden çıktı. Otobüsün sağ tarafındaki çimlere çıkan otomobil emniyet şeridinde lastik değiştiren 3 kişiye çarptı. Çarpmanın etkisiyle şahıslar beton zemine savruldu. Otomobilin çarptığı muavin Engin Gülşen olay yerinde hayatını kaybetti. Otobüsün şoförü İrfan Demir ve yolcu Ahmet Dede yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan Ahmet Dede'nin durumunun ağır olduğu bildirildi.

Kaza sonrası olay yerine gelen trafik polisleri ikinci bir kaza yaşanmaması için emniyet şeridine dubaları koyarak önlem aldı. Öte yandan bir kişinin ölmesine 2 kişinin de yaralanmasına sebep olan otomobil ile ilgili plaka bilgilerini telsizden anons eden polisler, kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı.

YOLCULAR KAZANIN ŞOKUNU UZUN SÜRE ÜZERİNDEN ATAMADI

Kaza anını gören yolcular ve firma görevlileri, olayın şokunu uzun süre üzerinden atamadı. Kazanın lastik değiştirirken meydana geldiğini anlatan bir yolcu, "Sağ taraftan lastiği değiştirirken arkadan gelen araç buradan sağ şeride çıkmasıyla üç kişiye çarpıyor, bu arkadaşlardan birinin ölmesine sebep oluyor. Yol yok bu taraftan, çimlerin üzerine çıkıyor. Ölen arkadaş muavin diğer arkadaşlar ise şoför ve yolcuydu." diye konuştu.

Otobüsün emniyet şeridini sıfırladığını ve lastik değiştirmek için park halinde durduğunu belirten bir başka yolcu ise, "Araç çok süratli geliyordu herhalde otobüse vurmamak için direksiyonu kıvırdı ama bu olay oldu. Ben üç kişinin çarpmanın etkisiyle havaya uçtuğunu ve ardından bir taksinin kaçtığını gördüm." dedi.

Hayatını kaybeden muavine çok üzüldüğünü dile getiren bir kadın yolcu ise, "Ben camdan bakıyordum. Bir lastik patladı. Lastiği değiştirirken buradan anında çarpmanın etkisiyle 3 kişiyi ileri fırlattı. Muavin rahmetli oldu. Kanlar içinde kaldı. Nasıl oldu anlayamadım. Aslında buraya girilemez. Nasıl girdi bilmiyorum. Adli dengesi bozuk hırsızlık zanlısı mıydı? bilemiyoruz. Çocuğa çok üzüldük. 6 yaşında da çocuğu vardı." ifadelerini kullandı.

İlgili Video:

Pazar, Nisan 17, 2011

2020’nin teknolojisi bakın ne olacak! - Video

Duvarlar ekranlara, masalar TV’lere dönüşecek. Hava durumunu, çocuğunuzun o an ne yaptığını, doktor randevunuzu dokunmatik camlardan görebileceksiniz.

Jody Turner Nike, GAP, Apple, Sony, Microsoft gibi dünya devlerinin geleceğin trendlerini belirlemesine katkısı olan ünlü bir trend analisti. Algida’nın yeni markası Fruttare’nin tanıtımı için İstanbul’a gelen Turner’ın asıl mesleği tasarımcılık. Nike’ta çalıştığı dönemde bir markayı nasıl daha etkin hale getirebileceğini fark ettiğini söyleyen Turner, sekiz yıldır trendler üzerine yoğunlaşmış durumda.

Turner’ın esin kaynağını Trendwatching.com adlı trend sitesi oluşturuyor. “Markalara yeni bir enerji katarken bu siteden çok besleniyorum” diyen ünlü analist, trendlerin oluşma sürecine ilişkin şunları anlatıyor: “Ortaya çıkmaları bakımından farklı sınıflara ayrılabilirler ama bir trend başlarken önce ona karşı bir direnç gelişir. Bunun dışında 11 Eylül, Mısır’daki olaylar, Japonya’daki deprem felaketi gibi büyük çaplı gelişmeler trendleri bile etkiliyor. Makro olarak baktığınızda insanların dünyanın her yerinde aynı olduğunu anlıyorsunuz.”

İlgili Video:

Cehennemi merak ediyor musun? - Video

Cehennemi merak edenler bu videoyu mutlaka izlesin...

İlgili Video:

1,77 metre boyunda dev minekop balığı ilgi odağı oldu - Foto

Marmara Denizi'nde balıkçıların zıpkınla avladığı 1,77 metre boyunda, 63 kilo ağırlığındaki dev minekop balığı, görenleri hayrete düşürdü.



Gemlik Narlı'da balıkçıların zıpkınla yakaladığı dev bağlı denizden çıkarmak için 5 kişi seferber oldu. Bursa'da bir balık market tarafından sergilenen minekop türlerinden sarıağız balığı, vatandaşlardan yoğun ilgisi gördü. Vatandaşlar dev minekopu incelerken şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Balık market işletmecisi Süleyman Yurttaş, "Minekop balığının 177 santimetre uzunluğunda 63 kilo ağırlığındaki balığı şiş olarak satacağız. Kaç kişilik porsiyon çıkar henüz hesaplamadık. Daha önce 5, 10, 20 kiloluklarından çok sıkça tutulan minekop balığının böylesi büyüğünü biz de ilk kez gördük. Boyu iki metreye kadar ulaşabilen minekop, genellikle dere ağızları ve denizin birleştiği noktalarda bulunuyor." dedi.
 
Back To Top