Aramak Bulmanın Yarısıdır :)

Bir Blogdan Daha Fazlası

İşe Yarar Ne Varsa!

Cuma, Eylül 16, 2016

Zeytin Yağlı Sabunlar Nasıl Üretiliyor?

Günümüzde en fazla kullanılan sabun markalarından biri de hiç kuşkusuz ki zeytin yağlı sabunlardır. Aslında bu harika sabunların kullanım potansiyelleri oldukça eski tarihlere dayanmaktadır. Ancak günümüzde eski tarihlere kıyasla çok daha fazla kullanılabilmektedir. Peki zeytin yağlı sabunlar nasıl üretiliyor hiç merak ettiğiniz mi, dilerseniz makalemizin de ana konusu olan bu sorumuzu hemen cevapandıralım.

İşte Zeytin Yağlı Sabunların Üretim Aşamaları

Zeytin yağlı sabunları kademe kademe üretilmektedir. İşte bu harika sabunların üretim aşamaları şunlardır;


  • Toplanan zeytinler ilk olarak çekirdekleri ile birlikte iyice ezilmektedir.
  • Bu işlemden sonra tamamen pirne yağ haline dönüştürülmektedir.
  • Hemen sonrasında meydana gelen pirne yağ büyük kazanlara konulmakta ve içeriğine kostik adını alan hidroksit maddesi eklenmektedir.
  • Bu işlem sonrasında ise büyük kazanlarda tam 2 gün boyunca kaynatılarak pişirilmektedir.
  • Bu süre sonrasında ise zembille sergiye dökülmektedir.
  • Burada da 1 gün boyunca bekletilmekte ve sonrasında ise kesilerek kubbe biçiminde duvar şeklinde örülerek kuruma işlemine bırakılmaktadır.
  • Kuruma işleminde de yaklaşık olarak 4-5 ay bekletildikten sonra paketlenmekte ve yurtiçi ve yurtdışına satış için gönderilmektedir.

Görüldüğü üzere günlük olarak kullandığımız zeytin yağlı sabunların üretimleri hiç de kolay görünmemektedir. Dolayısıyla kullanımlarının oldukça kolay olduğu ürünlerin aslında oldukça zor koşullarda üretildiğini unutmamalıyız. Makalemizde zeytin yağlı sabunlar nasıl üretiliyor konusu hakkında bilgileri sunduk. Umarız bu anlamda faydalı olabilmişizdir.

Kenger Sakızı Nedir?

Özellikle, 80-90’lı yılları hatırlayanlar, sokaklarda, yaklaşık bir metrelik jelatinler içerisinde muhafaza edilmiş, şeritler halinde omuzlarına asılı şekilde bulunan sakız satıcılarını iyi bilirler. Her ne kadar bunlara damla sakızı denilse de aslında kenger sakızı ile yapılmış bir sakızdır. Kenger sakızı, çok eskilerden beri kullanılan, günümüzde, azalmış olmakla birlikte, kullanımı devam eden doğal sakızdır. Yayla gülü sakızı, dağ sakızı, çengel, enger, kengir bilinen diğer isimleridir. Latince ismi Gundelia tournefortii’dir. Kenger sakızı, aynı isme sahip otun kök bölgesinden elde edilmektedir.

Kenger, daha çok İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölge’leri olmak üzere, Güney Doğu Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölge’lerinde, dağlık, taşlık ve kıraç arazilerde kendiliğinden doğal olarak yetişen, dikenli, otsu bir bitkidir. Boyu 70-80 cm’ye kadar ulaşmaktadır. Mart-Nisan aylarından itibaren yeşermeye başlamaktadır. Nisan-Mayıs aylarından itibaren açmaya başlayan mor renkli çiçeklerinden elde edilen tohumlar dövülerek kahve yapımında kullanılır. Yeşil aksamı, yemek, salata ve turşu yapımında kullanılmaktadır.

Temmuz ayı itibariyle bitki kurumaya başlar. Eylül ayının sonuna kadar, üç aylık zaman diliminde kenger sakızı elde edilmektedir. Burada kök bölgesinin kurumamış olması çok önemlidir. Kenger sakızı üretimi, başta Malatya olmak üzere Erzurum ve Sivas illerinde yoğun olarak yapılmaktadır. Kuruyan bitkilerden sakız elde etmek amacıyla, bölge halkı sabah erken saatlerde kenger otunu aramaya çıkar. Bulunan bitkinin kök kısmını ortaya çıkarmak amacıyla kök bölgesi etrafındaki toprak kazınır. Siyah kök ortaya çıktığında, bu kısım çaprazvari (/) bir şekilde kesilir. Kesilen kökte yavaşça bitki öz suyundan oluşan, süt şeklinde beyaz sıvı çıkarak eğimin etkisiyle birlikte toprak üzerine akar. Kengerin sütü koyu kıvamda olduğundan bitkiden yavaşça çıktığı kısım güneşle temas ettiğinde çabucak kuruyabilmektedir. Dolayısıyla kurumanın önlenmesi amacıyla düz taşlar ters, V şeklinde bitki kökü üzerinde tutturularak gölge oluşturur. Bu sayede gölgede kalan kısımdan uzun müddet kenger sütü çıkması sağlanır. Dişe değer miktarda bitki sütünün çıkması ve bunun kuruması saatler almaktadır. Bu sırada yeni bitkiler aranarak bunlara da aynı işlem uygulanır. Güneşin etkisiyle bitki ve/veya toprak üzerinde kuruyan bitki sütü akşamüzeri toplanır. Ardından uzun süre yıkama işlemi uygulanarak sakızın topraktan arındırılması amaçlanır. Fazla miktarda sakız toplayanlar ise sakızdaki toprağın, hızlı bir şekilde, kolaylıkla arındırılması amacıyla kaynatma, süzme gibi yöntemler uygulamaktadırlar. Temizleme işleminin ardından genel olarak, su dolu leğen içerisinde tutularak satılmaktadır. Bunun haricinde, yukarıda da belirttiğim gibi, uzun jelatin içerisinde şeritler halinde satılmaktadır. Bir kenger bitkisinden aynı gün içerisinde üç defa sakız elde edilebilmektedir. Üç aylık bir dönemde iyi çalışan bir kişi 40-50 kg kenger sakızı elde edebileceği söylenmektedir.

Kenger sakızı kendine has olarak sert bir yapıya sahiptir. Çiğnendikçe içerisindeki etken maddelere kaybettikçe sakız yumuşamaktadır. Çiğnenmediği zamanlarda sakız su içinde muhafaza edilebilmektedir. Bunla birlikte sakızın uzun süre bozulmadan muhafaza edilebilmesi için ışık almayan kapta buzdolabında saklanılması önerilmektedir.

Faydaları ve Yan Etkileri

• İyi bir kan temizleyici olup, damar tıkanıklığını önlemede yardımcı olmaktadır.
• Diş fırçası görevi görerek dişleri temizler ve diş etlerini güçlendirir.
• Antidepresan etkiye sahip olduğu söylenmektedir.
• Hazımsızlığı gidererek mide ağrılarını önler.
• Migrene karşı faydalı olmaktadır.
• Patlayan kulak zarını onarıcı etkiye sahiptir.
• Karaciğeri koruyucu etkiye sahiptir.
• Safra kesesi taşlarını düşürmektedir.
• Sert yapısı, yüz ve çene kaslarının güçlenmesini sağlayarak yüz felci riskini azaltmaktadır.
• Antioksidan içeriği sayesinde kenger otu, kanser tedavisinde de kullanılmaktadır. Özellikle cilt ve prostat kanserine karşı koruyucu etkiye sahip olduğu söylenmektedir.
• Yoğunlaştırılmış özünün yüksek dozda alınması karaciğer zehirlenmesine neden olabilmektedir. Bu durum, sakızdan ziyade, bitkiden yapılan yemeklerden fazla tüketmekten kaynaklanabileceği düşünülmektedir.
• Kenger sakızı sert olduğundan dişlerdeki dolgulara zarar verebilmekte ve zayıf dişleri kırabilmektedir.
Kaynakça:

Jinjivit Nedir, Nasıl Tedavi Olunur?

Jinjivit, yani halk arasında daha çok bilinen adı ile dişeti iltihabı insanların hayatı boyunca en az bir kez karşılaştığı aslında önemli olan ama bazı insanların önemsemediği bir sorundur. Dişlerimizin dış yüzeyinde, zamanla biriken plaklar diş etlerini tahriş ederek, dişetlerinin yumuşamasına, şişmesine ve kızarmasına neden olarak, diş etlerinde en ufak bir baskıda kanamaya yol açar.

Jinjivit, teşhisi kolay bir rahatsızlıktır, genellikle diş fırçalarken oluşan diş eti kanamaları ve şişmesiyle fark edilir. Acıya yol açmadığı için genelde insanlar tarafından göz ardı edilen bu rahatsızlık, tedavi edilemezse zamanla daha ileri boyutlara ulaşıp doku ve kemiklere kadar ilerleyip periodontit’e yol açabilir. Bu durum dişlerin etlerden ayrılıp düşmesine ve diş kayıplarına kadar giden sorunlar yaratır.

Jinjivit Tedavisi Nasıl Olmalı?

Dişlerde oluşan taş ve plaklar diş hekimi tarafından özel kazıma yöntemiyle temizlenerek, diş etlerindeki kanamaların önüne geçilir. Dişlerdeki bozukluklar, eskiyen dolgular varsa çürükler tedavi edilerek ağız bakımı tam ve sağlıklı bir şekilde yapılmalıdır.

Bu tür sorunlarla karşılaşmamak için neler yapılabilir?

Genel diş temizliğine önem verilmelidir, dişler düzenli fırçalanarak, diş taşı ve plak oluşması engellenirse, diş araları diş ipi ile temizlenirse diş eti etrafında bakteri ve mikrop birikiminin önüne geçilir ,sağlıklı dişlere ve etkileyici bir gülüşe sahip olabiliriz.

Perşembe, Eylül 15, 2016

Işık’tan Daha Hızlı Bir Şey Var Mıdır?

Işık saniyede 300.000 km (üç yüz bin) hızla hareket etmektedir. Dünyamız içinde düşününce bu hız ulaşılamaz, muazzam bir hız olarak görünüyor. Öyle ki ışık, bir saniye içerisinde Dünya’’nın çevresini 7 kez dolaşabilir. Dünya’dan Ay’’a bir saniyede gidebilirdik. Fakat Evrenin muazzam büyüklüğü göz önüne alınınca ışık hızı yetersizdir. Eğer Işık hızında hareket etseydik, Güneş’’e 8 dakikada ya da en yakın galaksi olan Andromeda’’ya 2 milyon yılda gidebilirdik. Einstein’’ın ‘görelilik kuramına’ göre ışık hızından yüksek bir hız yoktur. Yani ışık hızı limit noktasıdır. Fakat o zamanlar bugün bilinen bilgilerin birçoğu bilinmiyordu. Örneğin evrenin sürekli genişlediği.

Evrende yolculuk yüzlerce yıldır insanlığın en büyük hayalleri olmuştur. Birçok bilim kurgu filmlerine ve belgesellerine konu olmuş olan ışık hızının ötesi var mı acaba? Günümüzde bilim adamlarına göre ve yapılan deneylere göre böyle bir şey mümkün. Bilim adamları tarafından yapılan, halen devam eden İsviçre’deki CERN deneyinde, atomik boyuttaki parçacıklar çarpıştırıldı. Gerek evrenin oluşumu, gerek ışık hızı hakkında önemli bilgiler elde edildi. Bazı parçacıkların az da olsa ışık hızını geçtiği saptandı. Bilim adamları sonuçların yanlış olma ihtimaline karşın, bunu 15 bin kez tekrarladılar ve sonuç yine aynı çıktı. Yine de bilim adamları bunun yanlış olabileceğini söylüyorlar. Peki yanlış değilse? O zaman görelilik kuramı tamamen kalkmasa bile büyük değişikliklere uğrayacaktır. İnsanlığın yüzyıllardır hayalini kurduğu uzayda yolculuğu beklide mümkün olabilecek ve insanlık galaksinin sınırlarını zorlayabilecek. Günümüzde bu konuda bazı teoriler var.

Takyonlar

Işık hızından yüksek hızların mümkün olduğunu söyleyen teorilerden biri ‘Takyon’lardır. Teorinin özünde sanal sayılar vardır. İzafiyet teorisine göre E = m.c²’’dir. Burada E: enerji, M: kütle, c: ışık hızıdır. Yani enerji ve kütle,hıza bağlı olarak değişir. Ama bu formülün sade halidir, formülün asıl hali şudur:

Bu teoriye göre eğer, cismin hızı ışık hızından hızlı olursa karekökün içerisi eksili çıkar. Buda kütleyi eksi değerlikli yapar. Normalde kütle eksi olamaz diyebiliriz, fakat sanal sayılar matematikte kabul gördükten sonra birçok konuda faydalı olmuştur. Bilinen fizik kurallarına göre bu mümkün değildir, fakat matematik bunu onaylıyor. Işık hızının altındaki bir hızda hareket eden şeylere madde dersek eğer, ışık hızından yüksek hızda hareket eden şeylere de anti madde diyebiliriz. Fakat burada sınır ışık hızıdır, maddeler nasıl ışık hızında hareket edemezse, takyonlar da ışık hızında hareket edemezler.

Sicim Teorisi

Sicim teorisi,temel fizik modellerinden biridir.Bu teori evrendeki her şeyin sicim denilen bölünemeyecek kadar küçük olan (on üzeri eksi 35 metre) maddelerin farklı rezonanslarda titreşimi sonucu oluştuğunu söyler. Bilim adamları son 5 yıldır bu teoriye ‘’Her Şeyin Teorisi’’ diyorlar. Bilim adamlarına göre sicimler gözlemlenebilir ve anlaşılırsa,en küçük alemlerden en büyüğüne kadar her şey rahat bir şekilde açıklanabilecek.

M-Teorisi

M-Teorisine göre macro (büyük) alemlerdeki soruların cevabını micro (küçük) alemlerde bulabiliriz. Küçük bir örnekle açıklamak gerekirse,bir saç teli uzaktan bakılınca tek boyutlu olarak görünür,yani sadece uzunluğu olduğu görünür. Ama bir karınca ya da bir pire için telin uzunluğu,hatta genişliği dahi vardır. Atomik boyutta da durum böyledir. İnceleyemediğimiz sicimler eğer gözlemlenebilirse, evrenin sırları hakkında birçok yeni bilgi edinebilir ve farklı boyutlara kapı açabiliriz.


Kaynakça:

Çarşamba, Eylül 14, 2016

Ağaç Kavunu Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Ağaç Kavunu Nedir?

Ağaç kavunu, turunçgiller grubuna ait bir bitkidir. Ağaç kavunu “utruç” ve “cutrus medica” isimleriyle de bilinmektedir. Meyve kabuğunun sertliğiyle ve kalınlığıyla meşhurdur. Ağaç kavunu ağacının meyve vermesi 3 yılı bulmaktadır. Bunun yanında yavaş büyüyen bir ağaçtır. En ağır turunçgil türü, ağaç kavunu bitkisidir. Meyvesinin ağırlığı 4.5 kiloya kadar çıkabilmektedir. Meyvelerin ağır olması dolayısıyla ağaçta uzun süre kalması beklenemez. Olgunlaşan meyveler hızlı şekilde düşmeye başlamaktadır.

Ağaç Kavunu Nerelerde Yetiştirilir?

Ağaç kavununun yetiştiği yerlerin başında Güney Avrupa, Hindistan gelmektedir. Ülkemizde ise Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yetişmektedir. Bu bitki değişik şekillerde kullanılabilmektedir. Bu nedenle kesin bir toplama süresi bulunmamaktadır. Bitkinin yaprakları, meyvesi, ve çiçekleri ayrı ayrı kullanılabilmektedir.

– Ağaç kavunu P vitamini etkisi gösteren, Hesperidin isimli glikozit içermektedir.
– Meyvelerin sert yapıdaki kabukları çiğnenir ise ağız kokusunu gidermektedir. Ancak kesinlikle yenmemeli, çiğnenmelidir. Bu işlem diş etlerine de oldukça faydalıdır.
– Sağlık açısından kritik öneme sahip olan ağaç kavunu bitkisi; kalp çarpıntısını giderir, kalbi kuvvetlendirir, ayrıca mideye de iyi gelmektedir. Kabızlığa şifa olduğu gibi, safrayı da yok ederek kusmayı önler.
– Bitkinin sağladığı faydalar bunlarla sınırlı değildir. Tüketmek bir yana yaprağını koklamak dahi baş ağrısını geçirmektedir.
– Ağrıca kaynatılmış suyu evde koku olarak kullanılabilmektedir. Bu koku ferahlık hissi oluşturmaktadır.
– Meyveleri kurutularak ilginç yöntemlerde kullanılabilmektedir. Bunlardan en göze çarpanı güvelere karşı elbiselerin arasına konulmasıdır.

Kaynakça:

Pazar, Eylül 11, 2016

Denizde Yıpranmış Saçlara Ne Yapmalıyım?

Saçlar mevsim geçişlerinde olduğu gibi yaz aylarında da oldukça yıpranırlar. Gerek güneşin sebep olduğu nedenlerden ve gerekse denize girip ardından ıslak ve nemli saçların güneşin UV ışınlarına maruz kalmasından dolayı oldukça fazla yıpranırlar. Saçların uçlarında çok fazla kırıklar oluşur, saçlar taranmada zorlaşır. Bu ve buna benzer yıpranmaları gidermek için kendi evinizde yapabileceğiniz çok basit bir tedavi uygulamasını aşağıda açıkladık.

Uçları Kırık Saçlara Uygulanan Bakım Maskesi Nedir?

Sadece Yarım saatinizi ayırarak bu bakım maskesini uyguladığınızda saçlarınızdaki değişim gözle görülür elle tutulur hala gelecektir.

Malzemeler


  • İki adet yumurta
  • 2 çorba kaşığı hakiki sızma zeytinyağı
  • 2 adet kâse
  • Saçınızı sarmak için bone


Hazırlanışı Ve Uygulanışı


  • Zeytinyağınızı kâselerin birisine dökün
  • Yumurtalarınızın sarılarını zeytinyağının üzerine akını ise diğer kâseye akıtın
  • Zeytinyağı ve yumurta sarılarının olduğu kâseyi iyice karıştırın ama çok fazla karıştırarak köpürtmeyin

Saçlarınıza bu maskeyi uygulamadan önce saçlarınızı iki gün yıkamamanız daha iyi sonuç verecektir. Daha sonra yumurta sarısı ve zeytinyağı karışımını saçlarınızın uç kısımlarına iyice uygulayın. Saçınızın en fazla 8-10 santimlik kısımlarına uygulayın. Daha aşağılara inmeyin. Saçınıza bu uygulamayı yaptıktan sonra diğer kâsede olan yumurta akını da saçlarınızın dip kısımlarına ve yukarıya doğru en fazla 8-10 santimlik kısımlarına kadar uygulayın. Bu işlemi de bitirdikten sonra saçınızı bone ile kapatın ve bu şekilde 20 dakika bekleyin ve sonra ılık su ve beyaz sabun ile saçlarınızı iyice durulayın.

Bu maske sonrasında hem saçlarınız parlak bir görünüm kazanacak ve hem de çok rahat taranacaktır. Ayrıca saçlarınızın uçlarındaki kırıklar giderilecek ve saç dipleriniz de maskenin olumlu etkisi sonucu sağlıklı hale gelecek.

Bu maskeyi her 2 ya da 3 günde bir 5 seans uygulayın. Bu seansların sonunda olumlu etkiyi göreceksiniz.

Manastır Nedir?

Manastır, din görevlilerinin ve kendini dine adayan kimselerin bir arada yaşadığı dinî yapıdır. Hıristiyanlık'ta, Budizm'de ve Hinduizm'de önemli bir yer tutar. Genelde şehirden ve uygarlıktan uzakta, ulaşılması zor alanlara kurulurlar. Bunun amacı, inzivaya çekilen kişilerin beşerî sorunlardan olabilecek en az düzeyde etkilenmesi ve şehirlere yapılacak olası askerî saldırıları en az zararla atlatmaktır.

Bazilika Nedir?

Bazilika: Baszilikaları kiliselerden ayıran özelliği mimarileridir. Bir bazilikanın biçimi şöyledir: Ortada uzun ve yüksek bir koridor, iki yanda daha alçak iki koridor. Bazilikalar dolayısıyla haç planlı değildir. Bazilikal planda ölçü birimi genellikle transept karesidir. Pek çok roman kilisesi bu ilke üzerine kurulmuştur. Transept karesinin ölçülerine -bazen küçük sapmalarla- koronun, transept kollarının, naos (orta nefin), kemer gözlerinin ölçülerinde rastlanır. Bazilikal plan tipi Gotik Sanat döneminde doruk noktasına ulaşmıştır. Kubbeli bazilika naosun (ana nef) üzeri kubbe ile örtülü bazilika. İstanbul'da bulunan, Justinianus devri yapıtı Hagia Eirene (Aya İrini) kilisesi bir kubbeli bazilikadır.

Bazilika Tipleri: 


  • Merkezi Plan Tipli Bazilikalar 
  • Kubbeli Bazilikalar 
  • Haç Vari Plan Tipli Bazilikalar 
  • Yunan Haçı Plan Tipli Bazilikalar 
  • Mix Plan Tipli Bazilikalar 
Hey beni Twitter'dan da takip edebilirsiniz :) Twitter.com/OzkanTrkn
Mail ile bilgilen!