001-234-567-8910

5th Avenue Madson, NY758, USA

"İşe Yarar Ne Varsa"

Cumartesi, Mart 24, 2018

IMDB Nedir? IMDB İle Hangi Bilgilere Ulaşılabiliyor?

Özellikle vizyona giren filmlerle ilgili internette arama yapıldığında film değerlendirmelerinde karşımıza çıkan IMDb, “Internet Movie Database” ifadesinin kısaltılmış halidir. IMDb nedir sorusu en kısa biçimde bu şekilde cevaplandırılabilir. 1990 yılında kurulan platform, Amazon tarafından 1998 yılında satın alınmıştı.

2017 yılının en iyi filmleri gibi başlıklar hazırlanırken sıralamalarda kullanılan ölçütler arasında çoğu zaman IMDb puanları da yer almaktadır. Şu anda aylık 100 milyondan fazla ziyaretçiyle dünyanın en popüler siteleri arasına yer alan IMDb’nin Android ve IOS versiyonları da kullanıma sunulmuş durumda.

IMDB İle Hangi Bilgilere Ulaşılabiliyor?
İnternet veri tabanı olarak çevirebileceğimiz IMDb, tüm dünyada vizyona giren filmlerle ilgili bir çok veriyi barındıran bir platform. Web sayfasında filmlerle ilgili, fragmanlar, posterler, senaryo bilgileri, röportajlar gibi birçok veriye ulaşılabiliyor.

Ayrıca filmin yönetmeni ya da oyuncularıyla ilgili bilgilerin yanı sıra bu kişilerin diğer yapımlarına da ulaşılabiliyor.

IMDb, 3,5 milyonun üzerinde film, TV ve eğlence programının yanında film yapımında yer alan 7 milyon kişinin bilgileri de dâhil olmak üzere 185 milyondan fazla veri öğesi barındırmaktadır. Üstelik her hafta binlerce yeni veri eklenmektedir.

Belirtilen içerikler OscarÖdülleri, Altın Küre Ödülleri, BAFTA, Yılın En İyisi, En iyi filmler, 100 En Düşük Oy Alan Film , Box Office, Cannes Film Festivali, Emmy Ödülleri, Aile Eğlence Rehberi, Editörlerin Seçtikleri, Fotoğraf Galerileri gibi onlarca farklı indeks altında yer almaktadır.

IMDb platformunun en işlevsel özelliklerinden bir tanesi filmlerin puanlanması ve kişilerin bu puanlara göre değerlendirme yapma imkânıdır. Bu IMDB nedir sorusunu soranların en sık karşılaştıkları özelliğidir.

IMDB Puanlaması Nasıl Yapılıyor?
Puanlama işlemine kayıtlı kullanıcılar oy vererek katılabilmektedir. Sitede yer alan filmler, televizyon dizileri, bireysel bölümler ve video oyunları hakkında oy kullanılabiliyor. Oylama 1-10 arasında puanlama yapılarak gerçekleştiriliyor. Puanlama sonuçlarının yayınlanması için belli sayıda kullanıcının oylama yapmış olması şartı aranmaktadır.

Ayrıca kullanıcılar yorum yazıları da gönderebilmektedir. Yorum yazıları en az 50 karakter uzunluğunda ve belli kurallara tabi olan metinlerdir. Müstehcenlik veya düşmanlık içeren sözler, telefon numaraları, internet linkleri, reklam gibi içerikler yasaklanmıştır. Yayınlanan yorumlar, telif hakları bakımından IMDb’nin yetki ve tasarrufuna dâhil olmaktadır.

IMDB Ücretli Midir?
IMDb nedir sorusundan sonra en çok merak edilen husus sitenin ücretsiz olup olmadığıdır. IMDb.com sitesine erişim, ticari olmayan kullanım için ücretsizdir. Sitenin ana geliri, mobil uygulamalar ve reklam gelirleridir.

Ancak profesyonel kullanıcılar için sunulan IMDbPro.com, film endüstrisinde çalışan kişilere yönelik olarak sayfalara görüntü yükleme, iletişim bilgilerini görüntüleme ve IMDb’de yer almayan başlıklarda görüntüleme yapma gibi bir takım özellikler sunmaktadır ve ücretlidir.

IMDb Ortakları
İlk çıkış noktası itibarıyla bir hobi olarak kurulan platformun bugün faaliyetlerini sürdürürken içerik anlamında destek aldığı çok sayıda kuruluş bulunmaktadır.

ERC: 1974’ten bu yana faaliyet gösteren Katılımcı İlişkileri şirketidir.

Famous Frames: Bir çok alanda uzmanlaşmış sanatçıları temsil eden bir yetenek ajansıdır.

MPAA: IMDb’de listelenen filmlerin içeriğinin tanımlanmasına yardımcı olmaktadır.

MPTV: Sinema ve Televizyon Arşivi (MPTV), 50’den fazla fotoğrafçının 1 milyondan fazla belgelenmiş görüntüsünü içerir.

WGA: Amerika Yazarlar Birliği

WireImage: Dünya çapında yüksek kaliteli, etkinlik tabanlı görüntü hizmetleri sunar. iki milyondan fazla görüntüden oluşan bir arşive sahiptir.

Yaşlılığı Hızlandıran 6 Zararlı Madde

Sağlıklı ve genç görünmek her bireyin hakkıdır. İnsan yaşantısını tetikleyen ,bir yandan fayda sağlayan diğer yandan zarar veren çeşitli besinler bulunmaktadır. Bazı besinler cildin hızlı yaşlanmasına neden olur. Farkına varmadığımız,severek tükettiğimiz besinlerin içeriğinde, vücudun istem dışı bakterilere sahip olması,söz konusu olabilir.

Yaşlanma olgusu ,genetik faktörlere bağlı durumlarda, yaşın ilerlemesinde, hava ve çevre kirliliğine bağlı durumlarda,yanlış beslenmeye ve çeşitli ilaçların kullanımından hızlı bir şekilde gelişebilir. Bazı besin ve maddeler yaşlanmayı hızlandırıyor. Bu hızlı nedenleri 6 zararlı madde olarak sizlerle paylaşmak isteriz. Genç ve fit görünmek için bu 6 zararlı maddeden uzak durmanız gerekecek. Bakalım bunlar tam olarak neler? Hep birlikte aydınlanalım ne dersiniz ?

6 Madde de Hızlı Yaşlanma Nedenleri

1- Yağlı Besinler İle Beslenmek : Yağlı besinler kalp ve damar hastalıkların en başta gelen nedenlerinden biridir. Bu nedenle,yağlı beslenme alışkanlığı cildin hızlı bir şekilde yağ birikimin oluşmasına,hızlı kilo almaya neden oluyor. Yağlı gıdalarda var olan bazı zararlı enzimler,kan hücrelerinde ölmelere neden oluyor. Kan akımı düzenli bir şekilde görevini tamamlamadığı için istenmeyen tıkanmalara neden oluyor. Saçın erken beyazlamasına ve dökülmesine neden oluyor. Cildin yağdan daha fazla suya ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle az karşılanan suyun yerini yağlar aldığında cilt yıpranmaya ve yaşlanmaya başlayacaktır. Hızlı yaşlandıran besinler arasında en çok yağlı gıdalar ilk sırada yerini alıyor.

2– Makyaj Yapmak Cildin Sağlığını Bozuyor : Özellikle bayanların severek yaptığı makyaj ve kozmetik ürünlerinde birden fazla sahte ürünle karşılaşmanız mümkün olabilmektedir. Makyaj yüzün bütün enerjisini alarak,cildin hızlı bir şekilde yaşlanmasına ,gözeneklerin kapanmasına neden oluyor. Bazı kimyasal maddeler ,renklendiriciler cilde inanılmaz derece de zarar vermeye yetiyor. Makyaj yapma alışkanlığınız varsa bile ,aldığınız kozmetik ürünlerin marka olmasına ,gerekli test ve incelemelerden geçmesine özen gösterin. Özellikle ucuz alınan makyajlarda deri kanserine yakalanma riskiniz çok fazladır. Makyajın sürekliliği,cildin doğal olarak nefes almasına engel oluyor. Cilt genç yaşta sanki yaşınızdan 10 yaş daha büyük görünmenize neden oluyor. Kısacası hızlı yaşlanma ve cildin hızlı çökmesinin en etkili nedenleri arasında bayanların sıklıkla yaptıkları makyajdan kaynaklanıyor. Cildin nefes almamasını sağlamadığınız sürece ,yaşlı bir görünüme sahip olacaksınız. Her ne kadar makyaj kapatıcı özelliğe sahip olsa da makyajsız halinizde kendinizi aynadan izlediğinizde büyük bir burukluk ile karşılaşacaksınız. Makyajı bilinçli ve doğru yapmak,uzun yıllar genç bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.

3- Egzoz Dumanı ve Çevre Kirliliği Yaşlılığı Hızlandırıyor : Çevrenin çeşitli etkenlere bağlı kirliliği,havanın egzoz dumanına maruz kalması,oksijenin yeterli bir şekilde alınmaması ve fabrikaların fazla olduğu bir şehirde yaşamak,hızlı yaşlanmak için ana sebeptir. Özellikle trafikte egzoz dumanlarını içe çekmek ve kötü dumanı solumak bütün canlı hücreleri olumsuz yönde etkileyerek,azalmasına neden oluyor. Hücrelerin zara görmesi yaşlanmak için önemli bir nedendir. Hücrelerin canlı ve diri olması demek daha sağlıklı,genç ve uzun bir ömür demektir. Bu nedenle çevre ve hava kirliliğine neden olan her durum hızlı yaşlanma sebepleri arasında yer olur. Mümkün oldukça doğa ortamlarını,ağacın ve yeşilliklerin fazla olduğu yerleri tercih ediniz. Oksijeni sağlıklı ortamlardan sağlayarak,gençlik yaşınızın uzun sürmesine katkıda bulunabilirsiniz.

4- Sigara- Alkol Tüketmek : Sağlığı en çok bozan bu zararlı maddelerin alınması vücudun bütün vitamininin kaybolması demektir. Sigara sadece akciğerleri bitirmiyor. Bütün çalışan sağlıklı organlarında bozulmasına neden oluyor. Bile bile kendiniz zehirlemeyi tercih eden insanlar,erken ölüyor. Bir de ciltleri her zaman mat ve sarıdır. Dişleri sağlıksızdır. Sürekli öksürür. Balgamı hiç bitmez. Gözlerinin feri gider. Saçları hızlı dökülür. Kalbi sağlıklı çalışmaz. Alkol tüketen birininde bilinci hep kapalıdır. Sürekli sarhoş ve boş yaşar. Yedikleri asla yaramaz. Erken yaşta siroza yakalanır. Kısacası bu risk içeren ve sağlığı bozan zehirli maddeler,hızlı yaşlanmak için en etkili nedenler arasında yer alır.

5- Asitli İçecekler İçmek : Kola ve benzeri asitli içecekler cildin bütün enerjisini bitiriyor. Gençlik hücreleri hızlı zarar görerek,erken yaşta hızlı bir şekilde yaşlanmalara neden oluyor. Asitli içecekler,sirkeler vücudun sağlığını bozmaya yetiyor. Kolayı fazla tüketmek,mide hazımsızlıklarına yol açıyor. Çeşitli gaz problemleri ve ciltte istenmeyen alerjilerin hızlı bir şekilde gelişmesine neden oluyor. Kısacası asitli yiyecek ve içecekler erken yaşlanmaya neden oluyor.

6- Trafik ve Stres Hızlı Yaşlanmaya Neden Oluyor : İstanbul ve kalabalığı fazla olan büyük şehirlerde ,trafik stresi her zaman hızlı gelişir. Özellikle en çok aktif olan erkekler araba kullanırken trafiğin yoğunluğuna gelemezler. Çabuk öfkelenirler. Stres bu durumlarda hiç sağlıklı değil. Çabuk ve hızlı yaşlanma sebeplerinden birisi araba kullanırken,trafiğe yakalanmaktır. Her türlü stresten mümkün oldukça uzak durmanız gerekir. Çünkü stres en erken yaşlılıktır. Çabuk hastalanır,çabuk çökersiniz. Mümkün oldukça sabırlı olun ve stresi azaltan durumların içinde yer alın. Mesela araba kullanırken o an trafiğin stresine kafa yormayın. Ruhunuzu dinlendirecek,size iyi gelecek müzikler dinleyin. Bu sizin bu stresten arınmanıza yardımcı olacaktır. Yaşlanmayı hızlandıran 6 önemli maddeden sizlere bahsettik. Sağlıklı,mutlu günleriniz daim olsun. Esenlikle kalın.

UBER Nedir?

Birçoğumuzun ismini ilk kez taksici esnafının hışmına uğramasıyla duyduğumuz Uber, şu an itibarıyla tam 632 farklı şehirde faaliyet gösteren bir ulaşım organizasyonunun adıdır. Uber, 2009 yılında ülkemizde sadece İstanbul İliyle sınırlı olarak faaliyetine başlamıştır.

Uber nedir sorusuna verilecek cevap en yalın ifadesiyle, bir yere gitmek amacıyla özel araç talebinde bulunan kişilerle taşıma hizmeti sunan kişileri konum itibarıyla eşleştiren bir uygulamanın adıdır.

Peki, Uber’in taksilerden farkı nedir? Taksicilerin neden karşı çıktığı, Uber’in neden istenmediği ya da Uber’in tüm bu itirazlara yanıtının ne olduğunun yanı sıra bu tartışmalar aslında taksici esnafının sorunlarıyla yüzleşmesi için bir fırsat mı? gibi soruların cevaplarını yazımızda bulabilirsiniz.

Ülkemize Özgü Bir Tartışma Değil

Über şirketinin taksicilerle olan sorunu sadece ülkemize özgü bir durum değil, Ubere haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle yöneltilen tepkiler, Fransa ve birçok Avrupa ülkesinde de gündemde. Uber Fransa, İngiltere, Brezilya başta olmak üzere birçok ülkede protesto edilmiş bir uygulama.

Taksicilerin Elini Zayıflatan Hususlar

Uber-taksici tartışmalarında taksicilerin belli durumlarda müşteri almama, güzergâh değiştirerek yüksek ücret talep etme gibi bazı konu başlıklarında kötü örneklerden kaynaklanan olumsuz imajları, her iki hizmetten de yararlanan müşterilerin ağırlıklı olarak Uber tarafında yer alması bu tartışmada taksicilerin elini zayıflatan önemli iki husus.

Taksici esnafı tarafında aslında birden fazla paydaş yer alıyor. Plaka sahipleri ve şoförler. Zincirin en zayıf halkası ise plaka kirası veren ya da günlük kira ile çalışan şoförler. Ödenen kira bedellerinin yüksek oluşu tüm gün boyunca direksiyon başında çalışan şoförlerin günlük kazançlarını da olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle Uber hizmeti veren şoförler arasında aynı zamanda taksi şoförü olan kişilerin sayısı azımsanmayacak oranda.

Geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’nin yaptığı açıklamada, Uber’in vatandaşta bir karşılık bulduğu, bu durumun taksiciler tarafından iyi analiz edilmesi gerektiği yolundaki açıklamaları bu tartışmayı bir başka boyuta taşımıştı.

Uber Destekçileri

Taksicilerin protesto ve açıklamalarına karşılık Uber kullanan vatandaşlar da bir imza kampanyası ile uygulamaya destek oldular. Change.org sitesi üzerinden başlatılan kampanyada 35 bininin üzerinde imzaya ulaşıldı.

Uber Niçin Tercih Ediliyor?

Uber nedir sorusu kadar önemli bir nokta Uber’in tercih nedenleridir. Öncelikle müşteri aracı uygulama üzerinden bulunduğu konuma çağırmaktadır.

Ödemeler, uygulamada gösterilen tutar üzerinden ve istenildiğinde banka kartları ile de yapılabilmektedir. Yolculuğun yaklaşık maliyeti hakkında önceden bilgi sahibi olunabilmektedir.

Sistem üzerinden hareket ve varış noktaları belirlendiği için güzergâh konusunda endişe etmenizde gerek kalmıyor.

Uber sistemindeki şoför ve araç bilgileri ve önceki yolculuklarda verilen puanları görebilirsiniz. Ayrıca yolculuk esnasında konumunuzu anlık olarak takip edebilirsiniz.

Kullanıcıların çoğunluğu Uber şoförlerinin daha bakımlı ve nazik, araçların ise daha lüks ve temiz olduğunu belirtmektedir.

 Kim Haklı?

Tartışmanın en can alıcı ve belki de yanıtlaması en zor sorusu hangi tarafın haklı olduğudur.

Taksiciler, itiraz nedeni olarak Uber uygulamasında kazançların vergilendirilmemesini gösteriyor. Buna karşın Uber yetkilileri, faaliyetlerin bulunduğu ülkelerin düzenlemelerine uygun biçimde yürütüldüğünü ifade ediyor.

Avrupa Adalet Divanı tarafından Uber’in bir ulaştırma hizmeti olduğu yolundaki kararı, Uber’in taşımacılık sektöründeki düzenlemelere tabi olması anlamına geliyor. Buna karşın Uber’in dijital bir uygulama olduğunu belirterek taksilerle aynı düzenlemelere tabi olmak istemediği de iddia ediliyor.

İlgili Bakanlıklardan yapılan açıklamalar, bu soruna neden olan yasal boşlukların tespit edilerek sorunun taraflarını memnun edecek en uygun alternatifle çözüme kavuşturulacağı yönünde.

Sonuç olarak otonom sürüş yeteneğine sahip araçlarla taşımacılık hizmeti sunma hedefinde olan Uber ve benzeri alt yapıları kullanan şirketlerin tamamen yasaklanmasının sağlıklı bir çözüm yöntemi olmadığı hatta fiilen mümkün görünmediği açıktır. Bu rekabet sarmalından taksicilerin kendilerini yenilemiş ve belli çerçevede dönüşümlerini tamamlamış olarak çıkmaları herkesin yararına olacaktır. Zira teknolojinin gelişmesi iş ve hizmet sektöründe birçok alanda zorunlu bir dönüşümü de beraberinde getiriyor.

MSÜ Sınav Soruları ve Cevap Anahtarı

ÖSYM, MSÜ sınav soruları ve cevap anahtarını yayınladı. 18 Mart 2018 tarihinde uygulanan Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavının (2018-MSÜ) Temel Soru Kitapçığına ve cevap anahtarına haberimizden ulaşabilirsiniz. İşte 2018 MSÜ sınav soruları ve cevap anahtarı görüntüleme sayfası…

2018 MSÜ SINAV SORULARI VE CEVAP ANAHTARI GÖRÜNTÜLEME EKRANI

Sınava başvuran adaylar, 10 gün süreyle ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile soruların tamamına ulaşabilir. 2018-MSÜ Temel Soru Kitapçığı ile Cevap Anahtarı'nın sadece yüzde 10'u yayınlandı.

ÖSYM tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

2018-MSÜ (Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavında), Yardımcılı Görme Engelli adaylara sorulmayan sorular (% 10) testlere göre aşağıda belirtilmiştir.

Türkçe Testi: Bulunmamaktadır.

Sosyal Bilimler Testi: Bulunmamaktadır.

Temel Matematik Testi: 1., 26., ve 36. sorular

Fen Bilimleri Testi: 3. , ve 19. sorular

Sorular, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde olup, telif hakları ÖSYM'ye aittir. ÖSYM'nin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde çoğaltılamaz, dağıtılamaz ve yayınlanamaz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Salı, Mart 13, 2018

Patlıcanın iyi geldiği hastalıklar hangileri?

Sağlık bakımından oldukça zengin bir gıda olan patlıcanın içeriğinde bolca A vitamini ve fosfor bulunmaktadır. Özellikle sağlık için ideal olan bu besin kilolu kişilerde hızlı zayıflamasına katkıda bulunur. Patlıcan ile sağlıklı bir şekilde zayıflamak mümkün olabilmektedir. Tadı ve lezzeti bir ayrı olan ve Türk mutfaklarının vazgeçilmezi olarak bilinen patlıcan depresyon hastalıklarına oldukça iyi geldiği bilinmektedir. Sinirli insanların siniri hızlıca yavaşlamaya başlar ve daha ılımlı,sakin bir yapıya sahip olmalarını sağlar. Faydaları oldukça fazla olan patlıcanın isterseniz bir de hangi hastalıklara şifa verdiğini anlatalım. İşte patlıcan mucizesi ve hastalıklara faydası :

– Anemi ve kansızlıklarda kan hücrelerinin yeniden canlanmasını sağlayarak,kanın düşmesine engel olur. Çeşitli kan hastalıkları ve kansızlık durumları patlıcan sayesinde en ideal kıvama gelir.
– Patlıcanın pişirilme şekli oldukça önem taşımaktadır. Örneğin yağsız bir şekilde pişirilen patlıcan vücut içinde var olan kötü kolesterolü düşürüyor. Patlıcanın en sağlıklı pişme şekli közleme ve haşlamasıdır. Ne kadar az yağ kullanılırsa bir o kadar faydaları çoğalır. Kolesterol,tansiyon hastalıkları, kansızlık ve diğer anemi çeşitlerinde dengeyi en iyi seviyeye taşır.

Patlıcanın Sağlığa Faydaları

– Patlıcanın içi değilde dış kabuğu yani siyah kısmı çiğ yenilmemelidir. Çeşitli zehirlenmelere ve aşırı karın ağrılarına yol açabilir. Bu nedenle en iyi tüketim şekli az yağlı haşlanmış pişme şeklidir.
– Patlıcan sindirim sistemi ile dosttur. Daha sağlıklı sindirimler için ve kabızlık sorunlarının önüne geçebilmek için patlıcan yemekte fayda görülmektedir.
– Yüksek oranda lif içerir bu nedenle patlıcan kolay hazmedilen ve dışkıyı daha rahat atmanızı sağlayan bir gıdadır. Bu nedenle birçok diyet önerilerinde ve zayıflama yöntemlerinde patlıcan kullanılması tavsiye edilir.
– Yüksek mineraller ve vitaminlere sahiptir. En çok potasyum,A vitamini,Fosfor, C vitamini, B1 ve B12 vitamini depolar. Vücut için son derece sağlıklı bir gıdadır.
– Kan basıncını ,kalp sağlığını,ani kalp krizlerini engeller. Zayıflamaya etkisi oldukça büyüktür. Ayrıca patlıcan nikotin içerir ve fazlası yenildiğinde bağımlılıklar oluşturabilir. Bu yüzden fazla tüketmeyiniz. Sigara içenlerin ve kahve tüketenlerin nikotin ihtiyacını karşılar. Sigarayı bırakmak için patlıcan tedavisi önerilebilir. Zamanla patlıcanın nikotinine vücut alışır ve sigaradan uzaklaşır.
– Her türlü romatizma ağrılarına ve hastalıklarına iyi gelir. Tedavi edici özelliği,doğal ağrı kesici gücüne sahip olmasındandır. Bu nedenle çeşitli ağrılar,migren,sinüzüt ve baş ağrılarında etkili bir gıda olduğu söylenmektedir. Patlıcanın kanserli hücrelerde tedavi edici olduğunu hatırlatmak ve vücut için son derece besleyici ve hastalıklara karşı koruyucu olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Sağlıklı günler dileği ile.

Kaynakça:
uzmanasor.com

Pazartesi, Ocak 22, 2018

Hamile kalmak isteyen kadınlar nelere dikkat etmeli?

Hamile kalmak isteyen kadınlar nelere dikkat etmeli? Hamile kalmak için hangi yaş aralığı uygun? Hamilelik öncesinde ne yenilmeli ne içilmeli? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, akıllardaki tüm soruları yanıtladı, hamile kalmak isteyen anne adaylarına tavsiyelerde bulundu.

Sağlıklı bir hamilelik geçirmek ve bebeklerini sağlıkla kucaklarına almak isteyen anne adaylarına sadece hamilelik döneminde değil, öncesinde de önemli görevler düşüyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, anne olmak isteyenleri uyararak, “Hamilelik öncesinde yaştan beslenmeye, sağlık kontrollerinden egzersizlere kadar her alanda doğru planlamalar yapılmalı. Sağlıklı gebelik için iyi bir planlama şart” dedi. Peki, hamile kalmak isteyen kadınlar nelere dikkat etmeli? Hamilelik için hangi yaş aralığı uygun, ne yenilmeli ne içilmeli? Tüm bu soruların cevaplarını Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç verdi.

HAMİLE KALMAK İÇİN HANGİ YAŞ UYGUN?
Günümüzde kırsal kesimde genç yaşta evliliklerin arttığını, büyük kentlerde ise gebelik planlarının ileri yaşlara ertelendiğini hatırlatan Dr. Cüneyt Genç “Hamile kalmak ve bu süreci sağlıklı tamamlamak isteyenler öncelikle gebe kalma yaşlarına dikkat etmelidir. Beden gelişimleri tamamlanmadan hamile kalanlar önemli sorunlarla karşılaşabilirler. Gebe kalmak için ideal yaşlar 25 ila 35’tir. 24 yaş altındaki anne adaylarında kemik dokusu hala gelişmekte olduğu için kalsiyum takviyesi yapılmalı. Gebelikte önerilen günlük kalsiyum miktarı 1200 mg kadar çıkmaktadır. Bir bardak, yani 200 mililitre sütte 240 miligram kalsiyum vardır. Kalsiyum desteğini ilaç olarak almak böbrek taşı riskini arttıracağı için mümkün olduğunca besin şeklinde takviye etmek uygun olur. Erken yaştaki gebeliklerde halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen şiddetli gebelik tansiyonu-‘preeklempsi’ riski ve kemik çatı henüz tam gelişmediği için sezaryen doğum oranı daha yüksektir. 35 yaş üstü gebeliklerde yumurtaların yaşlanmasına bağlı olarak doğumsal anomalilerde ve sezaryen ihtimalinde artış, gebelik şekeri ve gebelik tansiyonu görülebilir. 40 yaş üstü kadınlarda ise hafif derecede kemik erimesi başlayabileceğinden günlük kalsiyum tüketimine dikkat edilmeli” diye konuştu.

HAMİLE KALMAK İÇİN İDEAL KİLO NEDİR?
Anne adaylarının gebelik sırasında olduğu gibi hamileliğe hazırlanırken de kilolarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten Dr. Cüneyt Genç “sağlıklı gebelik ve sağlıklı bebekler için yaşam şeklimizi iyileştirmeliyiz” dedi ve şu tavsiyelerde bulundu: “Anne adayları hamile kalmak için ideal kiloda olup olmadıklarını çok basit bir hesaplama ile bulabilir, buna uygun planlama ile sağlıklı bir hamilelik sürecine adım atabilirler. Vücut kitle indeksi kilonun, boy ölçüsünün metre olarak kendi karesine bölünmesi ile elde edilen değerdir. Örneğin kilonuzun 65, boyunuzun ise 1.65 olduğunu varsayalım. Bu durumda vücut kitle indeksiniz 65/ ( 1.65×1.65) = 23.8’dir. Vücut kitle indeksi değeri 18’in altında ise zayıf, 25’in üstünde ise kilolusunuz demektir. Yani değer 18-25 aralığında ise kilonuz hamile kalmak için idealdir. Çok zayıf (40 kilo altı) ya da fazla kilolu iken gebe kalmak problemlere neden olur. Ancak şunu unutmamak gerekir. Fazla kilolu gebe kalmak, fazla zayıf gebe kalmaktan çok daha fazla soruna yol açar. Gebelik şekeri, damar tıkanıklığı, safra taşları, insülin direnci, gebelik tansiyonu, doğumda zorluk ve hatta sezaryen ihtimalinde artış, fazla kilolu gebeliklere eşlik edebilir. Bu nedenle gebelik öncesi ideal kiloya ulaşmaya gayret edilmelidir.

SİGARA VE ALKOLÜN GÜVENLİ DOZU YOKTUR
Gebe kalmayı düşünen anne adayları sigara ve alkolden kesinlikle uzak durmalı. Bebeğe zarar vermeyen, güvenli sigara sayısı ya da alkol dozu yoktur. Azaltmak kesinlikle çözüm değil, kullanıldığı sürece risk hep vardır. Fazla sigara kullanımı erken doğuma, düşüğe ve bebeğin az kilo almasına neden olur. Alkolün her gün kullanılması ise bebekte doğumsal sakatlıklara ve zeka geriliğine yol açar. Gebelikte çay ve kahve gibi kafein barındıran gıdaların fazla tüketilmesi hem kansızlığa hem de çarpıntıya neden olduğu için risk arz edebilir. İçinde olduğu tam olarak bilinmeyen bitki çayları da mümkün olduğunca tüketilmemelidir. Bu alışkanlıkların gebelik öncesinde bırakılması daha uygundur. Diğer bir önemli konu ise et ve et ürünlerinin tüketimi. Çiğ et ve ürünlerinin tüketilmesi sonucu bulaşan toksoplazma paraziti bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir. Bu nedenle anne adayları gebelik öncesinde ve sırasında, çiğ et ve ürünlerini (pastırma, salam vb.) tüketmemeye özen göstermelidir.”

FOLİK ASİT ALIMINA GEBELİKTEN ÖNCE BAŞLAYIN
Folik asit vitamininin bebekte, kafatası ve omurga sistemi sakatlıklarının oluşma ihtimalini azaltacağını ifade eden Dr. Genç, anne adaylarına mümkün ise 3 ay önceden folik asit desteğine başlamaları uyarısında bulundu. Hamile kalmadan önce anne adaylarının sağlık kontrollerinin yapılmasının hem gebe kalmak hem de gebeliği sağlıklı sürdürmek açısından önemli olduğunun altını çizen Dr. Cüneyt Genç, şöyle devam etti:

“Gebelik öncesi tam kan sayımı, idrar kültürü, bulaşıcı hastalık testlerine bakılması ve bu hastalıkları geçirmemiş olan anne adaylarının aşılanması gerekir. Gebe olma ihtimali taşıyan kadınlar, içeriğini bilmedikleri ilaçları kullanmamalı, röntgen çektirecekleri zaman gebelik ihtimali hakkında mutlaka doktorlarını bilgilendirmelidir. Şeker veya epilepsi hastalığı taşıyan anne adayları hamile kalmadan önce mutlaka gerekli önlemleri almalıdır. Yüksek kan şekeri özellikle düşüklere ve bebekte kalp anomalilerine neden olur. Ortalama kan şekeri düzeyi normale döndükten sonra gebe kalınması ise bebeğin sakatlık riskini büyük oranda azaltacaktır. Epilepsi ilaçları maalesef bebekte ‘nöral tüp anomalileri’ denilen kafatası ve omurga sakatlığı risklerini arttırıyor. Epilepsi hastalığı olup gebe kalmayı düşünenler ilaç kullanımı konusunu mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Ayrıca epilepsi hastası anne adaylarına, bebekte oluşabilecek anomalileri önlemek için gebelikten 3 ay önce yüksek dozda folik asit takviyesine başlamayı tavsiye ediyoruz.”

GEBELİKTE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINA DİKKAT
Gebelik sırasında bağışıklık sisteminin zayıflamasına paralel olarak ağız ve diş problemlerinin sık görüldüğünü hatırlatan Dr. Genç, “Gebelik öncesinde her anne adayı ağız ve diş sağlığına önem vermeli ve uzman bir doktor tarafından kontrol edilmelidir. Gerekli tedaviler vaktinde yapılmalıdır. Anne adayları gebelik boyunca günde en az iki kez dişlerini yumuşak bir fırça ile fırçalamalı, gebelik sırasında amalgam dolgular çıkarılmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

EGZERSİZLERE GEBELİK ÖNCESİNDE BAŞLAYIN
Egzersizlerin gebelik sırasında ve sonrasında anne adaylarına büyük fayda sağlayacağını belirten Dr. Cüneyt Genç’in sporla ilgili önerileri de şöyle:

“Hafif tempolu egzersiz hareketlerine gebelik öncesinde başlanmalı ve alışkanlık geliştirilmeli. Aksi halde gebelikte oluşan yorgunluk hissi ve değişken ruh hali, spor disiplini edinmeyi zorlaştıracaktır. Hamilelik öncesinde beden yürüyüş, yüzme, gebelik yogası ya da gebelik pilatesi gibi hafif tempoda aerobik egzersizlerine alıştırılırsa doğum da, sonrasında vücudun toparlanması da kolaylaşacaktır.”
Hey, we've just launched a new custom color Blogger template. You'll like it - https://t.co/quGl87I2PZ
Join Our Newsletter